Kırım’ın işgalinin 4. yılını dolduracağı 2018 yılına yeni girdiğimiz bu günlerde hafızamızı tazelemek ve hatırlamak faydalı olacak…

-Rusya Prens Ganitsin komutasındaki ordularıyla 1687 yılında ilk kez Kırım’ı işgal teşebbüsünde bulundu,

-Rusya Prens Ganitsin konutasındaki ordularıyla 1689 yılında bir kez daha Kırım’ı işgal teşebbüsünde bulundu,

-Rusya’nın General Münnich komutasındaki orduları ilk kez 1736 yılında Kırım’a girerek Kırım Hanlığı’nın başkenti Bahçesaray ve Hanlığın merkezi Hansaray’ı tahrip ve talan ettiler,

-General Lassi komutasındaki Rus orduları 1737 yılında Kırım’a girerek ikinci kez Bahçesaray ve Hansaray’ı tahrip ettiler,

-Knyaz Dolgorukov komutasındaki Rus ordusu 1771 yılında yine Kırım’a girdi ve bir kez daha Bahçesaray ve Hansaray’ı tahrip ettiler,

-1783’te Rusya Kırım’ı tamamen işgal etti ve Kırım Hanlığı’nı ortadan kaldırdı, Hansaray ve diğer tarihi eserler tahrip ve talan edildi.

-İşgalin hemen sonrasında Rus baskı ve zulmünden dolayı onbinlerce Kırım Tatarı 1792-1793 yılları arasında Kırım’dan ayrılmak zorunda kaldı. Bu ilk büyük göç dalgasıydı,

-Rusya’nın politikaları nedeni ile ikinci büyük göç dalgası 1802-1803 yıllarında yaşandı,

-Rus baskıları 1810-1812’de üçüncü büyük göç dalgasına sebep oldu,

-Üçüncü göç dalgası 1830’da gerçekleşti,

-Kırım Savaşının hemen ardından 1856’da onbin civarında Kırım Tatarı vatanını terk etmek zorunda kaldı,

-Rus baskıları 1860-1861’de en büyük göç dalgasına sebep oldu. İkiyüzbin’den fazla Kırım Tatarı bu beşinci ve en büyük dalgada yurdundan ayrılmaya mecbur tutuldu,

-Hiç bitmeyen Rus baskısı 1874’te altıncı göç dalgasını getirdi,

-Bir sonraki göç dalgasının sebebi yine Rus zulmü idi ve 1890’da yaşandı,

-Sekizinci göç dalgası 1902’de yaşandı,

-Daha evvel Rumeli’ne göç ederek yerleşen Kırım Tatarları yine Rusya’nın saldırıları ve bu toprakların Osmanlı’nın elinden çıkması ile 1878’den sonra bu defa Balkan göçleri ile Anadolu’ya sığınmak için bir kez daha göç yoluna koyuldular,

-Kırım Ahali Cumhuriyeti 1918 yılında Bolşevik Ruslar tarafından ortadan kaldırıldı ve Başbakanı Noman Çelebicihan Ruslarca idam edildi.

-Bir kez daha işgal edilen Kırım’da Rus zulmü yöntem değiştirdi. Kırım’da 1920-1921 yıllarında Ruslarca yaratılan yapay açlıkta 100.000 insan açlıktan hayatını kaybetti. Ölenlerin 70.000’i Kırım Tatarıydı.

-Kırım Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Başkanı Veli İbrahim 9 Mayıs 1928 tarihinde görevden alınarak idam edildi. Bu Kırım’da yeni bir kıyım döneminin başlangıcı oldu.

-Sovyet Rusya rejiminin 1931-1933 yılında bütün Ukrayna’da yarattığı yapay açlık-Holodomor katliamından Kırım da etkilendi. Açlıktan hayatını kaybeden 10 milyon insan içinde onbinlerce Kırım Tatarı da vardı.

-Rusya artık zulüm yöntemini zorunlu göçlerden sürgün ve katliamlara çevirdi. 1933-1938 yılları arasında onbinden fazla Kırım Tatarı “kulak” yani “toprak sahibi” oldukları gerekçesiyle Kırım’dan sürüldü.

-Rus zulmü Kırım Tatar aydınları hedef aldı. 17-19 Nisan 1938 tarihlerinde tam üç gün boyunca ancak 19’unun ismini bilebildiğimiz Kırım Tatar aydını Rus rejimi tarafından Kırım-Akmescit şehir meydanında kurşuna dizilerek şehit edildi.

-Akmescit katliamının hemen ardından Rusya onbine yakın akademisyen, öğretmen, gazeteci, yazar, edebiyatçı, sanatçı gibi mesleklere sahip Kırım Tatar aydınını Sibirya ve Ural dağlarına sürgüne gönderdi.

-Ve Sovyet Rusya 18 Mayıs 1944’te 423.000 Kırım Tatarını vatanlarından topyekün sürgüne gönderdi. Nüfusun %46’sı sürgün şartlarında hayatını kaybetti.

-Sürgün şartlarında Kırım Tatarlarını tamamen yok etmek isteyen Rusya, Kırım Tatarca eğitim, yayın gibi hakları yasakladı. Kırım Tatarlarının vatanlarına dönüşüne 45 yıl boyunca izin verilmedi.

-Kırım Tatarları 1989’dan itibaren vatanlarına dönmeye başladı. Hukuken Ukrayna’ya bağlı ancak perde arkasında Rusya tarafından yönetilen Kırım Özerk Cumhuriyeti yönetimi Kırım Tatarlarını başta toprak, anadilde eğitim, ikamet gibi haklardan yıllarca mahrum bıraktı.

-Tarihler 2014 Şubat ayını gösterdiğinde Rusya Kırım’ı bir kez daha işgal etti.

-İşgalci Rusya güçleri bugüne kadar 10 Kırım Tatarını öldürdü, 15 Kırımlı kaçırıldı, 60 civarında tutuklu sözde mahkemelerde yargılanmakta, dört yılda gerçekleşen gözaltı, para cezası, işten çıkarma, darp, ev baskını, ibadethane ve okul baskını, işyeri denetimi ve kapatma gibi baskı uygulamalarının sayısı binlerle ifade ediliyor,

-Kırım Tatarlarının özyönetim organı Kırım Tatar Milli Meclisi Rusya tarafından yasaklandı, malvarlığı gasp edildi, basın yayın kuruluşları kapatıldı, Kırım Tatarlarının ifade ve basın özgürlükleri ellerinden alındı,

-Ve elbette, Kırım Tatarlarının tarihî abidesi Hansaray yine tahrip ve talan ediliyor!

İşte bunları hatırlamakta ve hatırlatmakta fayda var. Liste içinde muhakkak unutup atladıklarımız var ve herkes listeye ilaveler yapmakta özgürdür.

Bugün birileri çıkıp “Rusya ile iyi geçinseniz ne olur sanki” aymazlığında bulunduğunda bu listeyi karşılarına koyup “ne olacağı belli” demek için hatırlattım bütün bunları. Ve elbette, bugün Rusya ile işbirliği yaparak millî hareket ve davamıza zarar vermeye çalışanların zulüm gören atalarından helallik alamama nedenlerini bilmeleri için…

Kırım Tatarları tarih boyunca kendisine yapılanları ve bugün de yapılmaya devam edilen zulümleri asla ve asla unutmayacak, unutturmayacak…

QHA

Yasal Uyarı