24 Eylül 1914 günü rahmetli olan Gaspıralı İsmail Bey’i ve onun hizmetlerini günümüz Türk Dünyası ne kadar idrak ediyor? Onu, fikirlerini ve yaptığı hizmetleri ne kadar içselleştiriyor? Bu soruya kısaca 100 puan üzerinden bir değerlendirme yapacak olursam iyimser tarafımdan bakarak 5 puan verebilirim.

Öyle olmasaydı günümüzde çoktan bir üniversitenin adı Gaspıralı İsmail Bey adı verilirdi. Türkiye’de onlarca üniversite var, Türk Cumhuriyetlerinde var, bırakın bu muhteşem insanın adının bir üniversite adının verilmesini bir yana, adına bir enstitü bile yok.

Özellikle SSCB dağılıp bağımsız Türk Cumhuriyetleri kurulduktan sonra, Rusya’ının esareti altındaki Türk ve Müslüman toplumlarla irtibatlar kolaylaştığında İsmail Gaspıralı’nın “Dilde Fikirde İşte Birlik” Şiarı sinlerce defa dile getirildi. Birçok etkinliğin şiarı oldu, tıpkı Eskişehir’in Türk Dünyası kültür başkenti olduğu yıldaki etkinliklerin ana sloganı olduğu gibi.

İsmail Gaspıralı gibi hizmetleriyle, fikirleriyle umum Türk Dünyasını kapsayan  ve Türk Dünyasının hemen her yerinde ona ayak uydurmuş, ona yoldaş olmuş, fikirdaş olmuş onun yolunda gitmiş, onun fikirleriyle yetişip gözünü açmış milletine hizmet etmiş ülküdaşları olan başka kim var? 

Eğitim reformuyla ve açtığı, açılmasına vesile olduğu, Kaşgar’dan Balkanlara, İstanbul’dan Sibirya’ya 5000”den fazla Usulü Cedit okullarıyla Türk Dünyasının aydınlamasına yaptığı öncülük, 1883 yılından 1918’e kadar yayınlanarak Türk Dünyasını, İslam Dünyasını kucaklayan Tercüman gazetesi ve diğer muazzam hizmetleri gözönüne alındığında adının bir üniversiteyi şereflendirmesi iyi olmaz mı?

Hak etmiyor mu?

Bakalım Gaspıralı İsmail Bey adının bir üniversiteye verilmesi şerefine, hangi Türk cumhuriyeti hükümeti, hangi devlet adamı, devlet yetkilisi nail olacak?

QHA

Yasal Uyarı