Yazının başlığı biraz karmaşık gelebilir. 6K daha önce yazdığımız 3K’ya üç ekleme yapılarak ortaya çıkıyor. 3K: Kırım, Kerkük ve Karabağ idi. (http://qha.com.ua/tr/fikir-yazilari/3k-kirim-kerkuk-ve-karabag/158264/) Üç tane K yani Kaşgar, Kıbrıs ve Kudüs’ü ekleyerek 6K’ya dönüştü. 6K günümüzde Türk ve İslam dünyası içinde belli başlı çatışmaların yaşandığı, donmuş çatışmaya dönüşmüş ya da dönüşme potansiyeli bulunan bölgeleri tanımlamakta. Kaşgar, Doğu Türkistan ya da Çin’deki özerk Uygur bölgesinde önemli şehirlerden biridir. Kıbrıs’ı hepimiz yakından biliyoruz. Kudüs ise kökleri tarihin derinlerine dayanan ve 1948 Arap-İsrail Savaşı ile başlayıp 1967 Altı Gün Savaşları ile Doğu Kudüs’ün kaybedilmesine kadar uzanan süreçten sonra donmuş çatışma haline gelmiş durumda.

Yanına RAÇİFİ ekleyelim. Peki RAÇİFİ ne demek? RAÇİF 5 BM Güvenlik Konseyi daimi üyesinin kısaltılmış hali ve artı İsrail. Bir diğer deyişle, Rusya, Amerika, Çin, İngiltere ve Fransa artı İsrail eşittir RAÇİFİ. 6K ile RAÇİFİ arasında nasıl bağlantı kurabiliriz? Biraz bilmece gibi oldu. Aslında basit bir çözümü var: Kırım ile Rusya, Kerkük ile Amerika, Kaşgar ile Çin, Kıbrıs ile İngiltere, Karabağ ile Fransa ve Kudüs ile İsrail. Aslında bu ayrım olayı basit hale getiriyor. Kırım’da Amerika, Çin, İngiltere ve Fransa’nın mutlaka rolü var. Ama temelde Rusya odaklı bir Türk dünyası sorunu. Kerkük aynı şekilde Amerika odaklı görünebilir. Çin’in üç yumuşak karnından biri olan Doğu Türkistan bölgesinde yer alan Kaşgar, Uygur Türkleri bağlamında Türk dünyasının önemli yaralarından biri. Kıbrıs adasında İngiltere, üsleri aracılığıyla hala üçüncü önemli taraf. Minsk Grubu’nun üç üyesinden biri olan Fransa’yı Karabağ sorununun temel aktörü olarak görebiliriz. Kudüs ise en son BM oylamasında görüldüğü gibi sadece Amerika ve İsrail’in taraf olduğu ve tüm dünyayı karşılarına aldıkları bir çatışma. 

6K ile ilgili Kırım ve Kıbrıs arasındaki benzerlik ve farklılıklara bakabiliriz. Kıbrıs’ta iki farklı etnik gruptan Yunanlılar Enosis ile Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak istediler hala istiyorlar. Kıbrıs Türkleri ise Taksim’i yani adada Türklere ait devlet kurulmasını savundular. Ve başarılı oldular. Yavru Vatan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kuruldu. Kırım’da ise çatışmanın üç tarafından biri olan Rusya yasadışı olarak Kırım’ı işgal etti. Diğer iki tarafın yani Kırım’ın hukuken sahibi olan Ukrainler ile tarihsel olarak Kırım’ın sahibi olan Kırım Tatarları ise zor şartlar altında yaşamaktalar. İkinci fark ise Türkiye hiçbir zaman Kıbrıs’ı ilhak etmeyi düşünmedi. Putin Rusyası ise Kırım’ı işgal ettikten sonra birkaç hafta içinde yaptığı referandum ile illegal olarak uluslararası hukuka aykırı şekilde ilhak etti. Üçüncü fark ise Kıbrıs’ta çatışan tarafların her ikisi de Batı blokunun askeri örgütü olan NATO üyesi. Kırım’da ise Ukrayna, NATO üyesi olmasa bile Batıya entegre olmayı amaçlarken Rusya ise Soğuk Savaş dönemi Doğu Bloku fikrini yeniden canlandırmak peşinde koşmakta. Dördüncü fark, Kıbrıs’ta en azından BM Barış Gücü Kuvvetleri konuşlandırılmış durumda. Ayrıca Kıbrıs’ta Türk devleti tüm gücüyle KKTC’yi destekliyor. Kırım’da ise uluslararası toplumun yer aldığı hiçbir güç yok. Kırım kaderine terk edilmiş.

Kırım ile Kıbrıs arasındaki birinci benzerlik şu olabilir. Kıbrıs ikiye bölündükten sonra bir kısmı Avrupa Birliği’ne üye yapılmış durumda. Kıbrıs Türkleri hala AB dışında tutuluyor. Ukrayna ile AB arasında vize konusunda anlaşma sağlandı. Kırım’da yaşayanlar bundan Ukrayna pasaportu alarak yararlanabilecekler. Kıbrıs’ta Türkler, Kıbrıs pasaportu alarak AB vize serbestisi ile seyahat ederken Kırım Tatarları da Ukrain pasaportu sayesinde AB kolayca gidebilecekler. İkinci benzerlik, Kıbrıs’ta her iki taraf çatışmanın devam etmesinden dolayı politik ve ekonomik anlamda belli bedeller ödediler. Aynı şekilde Kırım’da çatışan taraflar çözüm bulunmaması halinde birçok anlamda bedeller ödemek zorunda kalacaktır.

6K’nın diğer bölgesi temsilen Kaşgar ile Kırım arasında paralellik kurulabilir mi? Birinci benzerlik, Kırım ve Kaşgar’da yaşayanlar, Müslüman ve Türk. Rusya ve Çin gibi iki büyük güce karşı mücadele etmekteler. İkincisi Kırım Rusya ve Kaşgar Çin açısından jeo-stratejik ve jeo-ekonomik olarak vazgeçilmez. Bunun yanında Çin dışişleri Kırım ile Kaşgar arasında benzerlik kurulmasını istememekte. Çin dış politikasının vazgeçilmez unsuru devletlerin içişlerine karışmama ve toprak bütünlüğüne saygıdır. Kırım gibi Ukrayna’nın egemenlik haklarını çiğneyerek toprak bütünlüğünün tehdit edilmesi, Çin açısından Tibet, Tayvan ve Doğu Türkistan’daki ayrılıkçı hareketlerin önündeki seti zayıflatacaktır. Çin’in arka bahçesi olan Doğu Türkistan’da, politik özerklik hatta bağımsızlık isteklerinin dile getirilmesi, Kırım örnek gösterilerek daha kolay olacaktır. Çin bu sebepten Rusya’nın Kırım’ın işgalini tanımamıştır. Suriye’nin tersine Kırım ile ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarında çekimser kalarak, Rusya’ya Kırım konusunda mesaj göndermiştir. Kırım’daki referanduma benzer şekilde, Tibet ya da Doğu Türkistan hatta Hong Kong Çin’den ayrılmak için referandum düzenlenmesi olasılığı bile Çin açısından kabul edilemez. Kırım’da Rusya, Kosova’da ise Batılı güçlerin devletlerin toprak bütünlüğü ilkesini zedeleyecek şekilde hareket etmesi Çin dış politikasının temel amacına aykırıdır. Bunun Kaşgar gibi bölgelere yansıması halinde Çin’in toprak bütünlüğü tehlikeye girecektir.

Kelebek Etkisinde olduğu gibi Kırım’daki gelişmelerin, 6K yani Kerkük, Kaşgar, Kıbrıs, Karabağ ve Kudüs üzerinde ve tüm Türk ve İslam dünyasını etkileyen sonuçları olacaktır.

QHA

Yasal Uyarı