“Madde 7-Kurultay, yasama, yürütme ve yargı erklerinin her birinin tamamen özgürlüğünü ve her birinin kendi alanlarında tüm haklara ve hukuka sahip olduklarını kabul eder.

Uyarı 1-Kurultay, Millî İdare Üyeleri Kurulunu kabul eder.

Uyarı 2-Kurultay, bütün bakanlıklara birer Bakan seçilmesi esasını kabul etse de gerek görüldüğünde bir Bakan’ın iki Bakanlığa seçilmesi ve her Bakanın Bakanlar Kurulu kararına uygun olarak birbirlerinin görevlerine vekalet etmelerini kabul eder.”

Anayasanın yedinci maddesi tam anlamı ile çağdaş demokrasi ve hukuk devletinin bir anlayışını kabul ve beyan etmektedir. Bu da “erkler ayrılığı” ilkesidir. Günümüz Anayasa Hukuku doktrini devletin üç ana erkini yani kuvvetini yasama, yürütme ve yargı erkleri olarak kabul eder. Yine gerek doktrin gerekse uygulama bu erkler birbirine bağlandıkça demokrasi ve hukuk devleti anlayışından uzaklaşıldığı, erkler birbirinden bağımsız oldukça demokrasi ve hukuk devleti anlayışına yaklaşıldığı tespitini çok net ve açık olarak yapmaktadır.

Cumhuriyetin Anayasası’nın yedinci maddesi erklerin her birinin tamamen özgür olduğu ve her birinin kendi alanlarında tüm haklara ve hukuka sahip olduklarını kabul etmekle çağına göre oldukça ileri bir demokrasi anlayışını; bunun sonucu olarak bir hukuk devleti anlayışını çok kesin bir hükümle ortaya koymuştur.

Maddenin birinci uyarısı, yürütme erkinin “Millî İdare Üyeleri Kurulu” vasıtasıyla kullanılacağını, ikinci uyarı ise Millî İdare Kuruluna seçilecek bakanların çalışma usullerini düzenlemektedir.

“Madde 8- Tatar milletinin millî işlerinin düzenli bir şekilde yönetilmesi için millî işlerin her alanına ayrı kanunlar gerektiği kadar, bunlar için ayrı alanlar oluşturulması da zorunludur.

Tatar Millî İdaresi: Eğitim, Din İşleri, Maliye ve Vakıf, Adalet, Dışişleri Bakanlıkları ve Başbakanlık makamlarından ibarettir.

a)Eğitim Bakanlığı: Bütün millî okul, üniversiteleri ve Kırım Halk Cumhuriyeti’ne bağlı bilim ve fen ocakları ile Tatar milleti arasındaki ilişkileri belirler ve seçilmiş bilimsel teşkilat ile birlikte bütün bilim ocaklarının özerkliği esası üzerine projeler hazırlar.

b)Din İşleri Bakanlığı: Tatar milletinin hayatına temas eden inanç ve ibadet konularına ait dini sorunları çözmek için Muhammediyye hukukuna uygun olarak hükümler ve bildirileri verme ve yürütme ile yükümlüdür.

c)Maliye ve Vakıflar Bakanlığı: Bütün millî vergileri toplamak ve bütün Millî İdare bütçesini hazırlayarak Temsilciler Meclisine sunmakla yükümlüdür. Maliye idaresinde vakıfların ıslahını sağlayacak ve vakıf köylerde yaşayan Tatarların ekonomik hayatlarını düzeltecek çözümleri hazırlayacak bir birim kurulacaktır.

Uyarı-Kurultay, Tatar Millî İdaresinin masraflarını karşılamak için Parlamento’nun kabul ettiği esaslara uygun olarak milletten millî vergiler alınmasını kabul eder.

d)Adalet Bakanlığı: Tatar milletinin hukuksal sorunları ile ilgili davalarını gerek İslam hukukuna gerekse Tatar adetleri ve toplumsal hayatına ait kurallara uygun olarak görmekle yükümlüdür. Buna karşın Müftülük lağvedilerek yerine Adalet Bakanlığı kurulmuştur.

e)Dışişleri Bakanlığı: Tatar milletinin şehir ve kasabalar teşkilatı ile olan ilişkilerini, zorunlu askerlik devam ettikçe askeri hayatına ait işlerini ve başka milletlerle olan siyasi, medeni, ekonomik ve sosyal ilişkilerini düzenlemek ve yürütmekle görevli birimleri olacaktır.

f)Millî İrade Başkanlığı: Bütün Millî İdare birimleri ile ilgili kanunların uygulandığını denetlemek ve bütün Millî İdare’de yaşatacağı ahenkle onu bir millî emele doğru götürmekle yükümlüdür.”

Anayasanın 8. maddesi ayrıntılı bir şekilde 7. maddede düzenlenen Millî İdare Kurulu’nu oluşturacak bakanlıkları, bunların görev alanlarını ve işleyişini düzenlemektedir. Oldukça ayrıntılı yapılan bu düzenlemede hangi bakanlıkların kurulacağı, bu bakanlıkların hangi konularda görevlerini yürüteceği, görevlerini yürütürken hangi ilkelere ve kurallara riayet edecekleri anayasal kurallar olarak metne işlenmiştir.

Maddenin özüne ve ruhuna bakıldığında çok önemli ilke ve kurallara vurgu yapıldığı dikkat çekmektedir. İlk dikkati çeken millî işlerin her alanına ayrı kanunlar gerekliliğidir. Bu “kanunilik ilkesi”nin yani milletin hayatına tesir edecek işlerin ancak kanunla düzenlenebileceği ilkesinin anayasada yer almış olmasıdır.

Bir başka ilke ise “bilim ocaklarının özerkliği” ilkesinin vurgulanmasıdır. Bilimin ve eğitimin bağımsız ve özgür olması gerekliliği, yürütme erkinin bilim ve eğitim kurumlarını kurarken ve işletirken özerkliğine müdahale etmemesi anayasa kuralı olarak getirilmiştir.

Maliye ve Vakıflar Bakanlığı düzenlemesinde yer alan uyarı, vergilerin kanuniliği, yani ancak kanun ile vergi toplanacağını düzenlemekte, bu konuda yürütme erkine bir keyfilik tanımamaktadır.

Anayasa’da yer alan Din İşleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’na ait düzenlemeler çağdaş demokrasilerde yer alan laiklik anlayışına uzak bir anlayışı ifade etmektedir. Ancak, bu noktada günün şartlarını, kanununun ruhunu iyi tetkik etmek gerekmektedir. Her iki Bakanlığa ait düzenlemeler, Çarlık Rusyası’nın ülkede yaşayan Müslümanlara yönelik baskı aracı olarak kullandığı “İdare-i Ruhanî” kurumuna karşı bir tepki olarak getirilmiş düzenlemelerdir. Keza, madde düzenlemesi esasında kişiler arasındaki özel hukuk ilişkilerinin İslam hukuku ve örf-adet hukukuna göre çözümlenmesi esasını getirerek, bu alanı düzenleyecek kanunlar için bir kaynak işaret etmektedir. Din İşleri Bakanlığı özellikle bu anlamda bir ihtiyaçtan dolayı kurulmuştur. Görevi, dinî konularda hüküm verme ve bildiriler yayınlamaktan ibarettir. Bu noktalardan bakıldığında, çağın şartlarına göre Kurultayın vaziyet aldığına dikkat edilmelidir.

QHA

Yasal Uyarı