ANKARA (QHA) -

Madde 9- Tatar Millî İdaresi birimlerinin her biri kendi alanlarında kanun taslaklarını hazırlamak ve bunları Temsilciler Meclisinin onayına sunmaya zorunludur.”

Kanun taslaklarının ne şekilde hazırlanacağı hususunda Millî İdare birimlerine görev veren ve hazırlanan kanun taslaklarının Temsilciler Meclisi’ne sunulması zorunluluğu bu maddede düzenlenmektedir. Madde düzenlemesi ile kanun yapma yetkisinin Parlamentoya ait olduğu vurgulanmaktadır.

“Madde 10- Millî İdare birimleri başkanları, yani yürütme erki meclisi, milletvekillerinden seçilirler ve Temsilciler Meclisinin çoğunluk oyu ile alacakları güvenoyu ile görevlerini yürütebilir ve ancak Parlamento tarafından sorumluluğa çekilebilirler.”

Çağdaş demokratik rejimlere özgü bir nitelik olan yürütme erkinin yasama erki tarafından yetkilendirilmesi ve yasama erkinin yürütme erkini denetlemesi ilkesi Anayasa’da yerini bulmuştur. Bu hükme göre;Temsilciler Meclisi, milletin egemenliği ve iradesinin temsil edildiği yasama organı olarak yürütme erki üzerinde yetkilere sahiptir ve yürütme erki olan Millî İdare birimleri yani şimdiki adı ile Bakanlar Kurulu ancak Temsilciler Meclisi üyelerinden oluşur ve yine Temsilciler Meclisi’nin güvenoyu ile yürütme erkini kullanabilir.

“Madde 11- Temsilciler Meclisi, milletvekillerinin dörtte birinin ve on kişiden az olmamak üzere her fraksiyonun talebi üzerine Millî İdare’den ve Yürütme erkinden istediği zaman açıklama istemek hakkında sahiptir.”

Temsilciler Meclisi yani Parlamento’nun güvenoyu dışında yürütme erkini nasıl denetleme mekanizmasına bu madde düzenlemesi ile ilaveler yapmıştır. Günümüz anayasalarında yasama organı üyelerinin yazılı veya sözlü soru yolu ile Bakanlar Kurulu’ndan açıklama istemesi yasama erkinin yürütme erkini denetleme yöntemlerinden biridir ve çokça uygulanan anayasal bir denetim türüdür. Kırım Ahali Cumhuriyeti Anayasası’nda da bu denetim mekanizmasına bu madde ile yer verilmiştir.

“Madde 12- Kurultay, her topluluğun idare şekli, orada yaşayan halkın mutlak çoğunluğu ile belirlenmesini canlandıran dört esasa uygun olarak seçilen Temsilciler Meclisinin vereceği kararla kararlaştırılacağını kabul ettiğinden, Kırım’ın idare şeklinin ancak Kırımlılar Kurucu Meclisinin toplanmasını sağlamak ile yükümlü kılar.”

Kırım Ahali Cumhuriyeti Anayasası, Kırım Tatar Millî Kurultayı tarafından kabul edilerek ilan edilmiştir. Anayasa hükmü olarak metne giren 12. maddede normatif, hukuki bir düzenlemeden ziyade Kurultay ilkelerine uygun olan bir anlayış dile getirilmektedir.

Esasen Kurultay, bu madde ile bir görev ihdas etmektedir. Bu da halkın mutlak çoğunluğunun vereceği kararla Kırım’ın idare şeklinin belirleneceği, yani sadece Kırım Tatar halkının değil; Kırım’da yaşayan bütün halkların demokratik, gizli oy, açık sayım ve kadın-erkek bütün Kırım ahalisinin katılacağı bir seçimle işbaşına gelecek Kırımlılar Kurucu Meclisinin toplanması ile Kırım’ın idare şeklinin belirlenmesine karar verileceğini Kurultay kabul ve ilan etmektedir. Yine Kurultay, Kırımlılar Kurucu Meclisi’nin toplanması hususunda bir yükümlülük, zorunluluk ve görev vermektedir. Esasında bu görevi Kurultay kurumsal anlamda kendi üzerine almaktadır ve elbette Millî İdare Kurulu tarafından görevin ifası gerçekleştirilmelidir.

Kurultay tarafından kabul edilen Kırım Ahali Cumhuriyeti Anayasası’nın bu hükmü, normatif ya da hukuksal anlamda bir anayasa hükmü özelliği taşımamaktadır. Bu aslında, Kırım Tatar halkı adına Kurultay’ın bir “irade beyanı”dır. Modern ya da doktriner anlamda kanun niteliği ya da anayasa hükmü olarak nitelendirilmese de hukuk doktrini tarafından “beyan-will”, “ahit-act” ya da “söz-bill” niteliğindeki bu irade beyanları da anayasa kaynağı hatta bazı ülkelerde anayasa yerini alan hukuk kaynakları olarak tanımlanmıştır.

Bu yönü ile bakıldığında, Kırım Tatar Millî Kurultayı her ne kadar Kırım Ahali Cumhuriyeti’ni ilan ve onun bu yazıda incelemekte olduğumuz Anayasası’nı kabul etmişse de Kırım’da yaşayan diğer halklara da bu hüküm ile kendilerinin de iradelerinin ve seçimlerinin ifade bulacağı bir Kırımlılar Kurucu Meclisi’nin kurulacağı ve nihaî kararın ancak Kırımlılar Kurucu Meclisi’ne ait olacağı yönünde Kırım Tatar halkı adına bir irade beyanında bulunmaktadır. Burada teknik anlamda anayasa düzenlemesinden uzaklaşılarak diğer halklara bir “söz” verilmekte, Kırım Tatar halkı Kırım’da yaşayan diğer halkların iradesine de saygı duyacağı “sözünü, antını” vermektedir. Elbette verilen bu sözün şartı da Kırım Tatar halkının kurduğu demokratik cumhuriyet ilkelerine diğer halkların da riayet etmesi olarak düşünülmelidir.

Hukuksal açıdan bu madde düzenlemesini bir “millî söz-bill of nation” olarak adlandırmak ve tanımlamak bu yönleri ile daha doğru olacaktır.

“Madde 13- Kurultay, Kırımlılar Temsilciler Meclisinin toplandıktan sonra memleketin hayatını ilgilendiren ekonomik, mali, siyasi kanunların, toprak meselesinin ve milletlerin biribiriyle ilişkilerinin ancak Kırımlılar Kurucu Meclisi tarafından halledilmesini tanır.”

Bir yukarıdaki 12. maddede Kurultay, Kırım Tatar halkı adına yapmış olduğu irade beyanını, yani vermiş olduğu sözü bu maddede pekiştirmektedir. Kırım Tatar halkının parlamentosu olan Kurultay, Kırımlılar Kurucu Meclisi’nin toplanmasından sonra kendine ait yetkileri bu madde ile Kurucu Meclise devretmeyi taahhüt etmekte ve kendini bununla yükümlü kılmaktadır.

“Madde 14- Kurultay, Kırım siyasi hayatına dair her nerede bir karar verilecekse orada Kırımlılar Kurucu Meclisinin yetkisini kabul eder ve Tatar Parlamentosunu her halde en kısa zamanda Kırım Kurucu Meclisi’nin Kırım’ın idare şekline dair vereceği kararını Kırım Temsilciler Meclisinin söz konusu meselelerde verdiği kararını bildirmek için vekiller göndermesini tanır.”

Kurultay, Anayasa hükmü olarak kabul etiği bu kararla Kırımlılar Kurucu Meclisi’nin yetkisini bir kez daha vurgulamakta ve Tatar Parlamentosunu/Temsilciler Meclisi’ni Kırımlılar Kurucu Meclisi’ne vekil/temsilci göndermek üzere yetkilendirmektedir.

Bu vekiller, Kırım Tatar Millî Kurultayı’nın Kırım’ın idare şekli konusunda verdiği kararı Kırımlılar Kurucu Meclisi’ne bildirmekle ve Kurucu Meclis’te Kırım Tatar halkının iradesini temsil etmekle yükümlü kılınmıştır.

Kırım Tatar Millî Kurultayı tarafından kabul edilen Anayasa’nın 12, 13 ve 14 maddeleri karşımıza Anayasa hükmü olmaktan ziyade yukarıda da izah edildiği üzere bir irade beyanını, anayasa kaynağını çıkarmaktadır. Bu ise, Kırım’ın o dönemdeki tarihi, sosyal ve demografik yapısından kaynaklanan gerçeklerden kaynaklanmaktadır.

Kırım Tatar Milli Kurultayı, 9 Aralık 1917 tarihinde toplanarak 26 Aralık 1917 tarihinde Kırım Ahali Cumhuriyeti’ni ilan ve bu Anayasa’yı kabul etmiştir. Rus Çarlığı’nın yıkıldığı, yaşanılan coğrafyanın her köşesinde devrimlerin, karşı devrimlerin, dünya savaşının, bu savaşın içinde iç savaşların yaşandığı bir tarihsel sürecin tam ortasında bu süreç yaşanmıştır. Üstelik, Kırım’ın yerli halkı Kırım Tatarları; bağımsızlıkları kaybettikleri tarihten sonra verdiği sürekli göçlerle nüfus çoğunluğunu da neredeyse kaybetmiş ve yarımada topraklarında pek çok yabancı ile vatanını paylaşmak zorunda kalmıştır.

Bu şartlar altında Kurultay, Kırım’da yaşayan tüm halkların bir arada, huzur ve refah içinde yaşayacağı; bütün halkların demokratik ve özgür iradeleri ile kuracağı bir devlet yapısını arzulamış ve bu yapının da Kırımlılar Kurucu Meclisi vasıtasıyla kurulabileceği inancını bahsettiğimiz bu maddeler ile irade beyanı olarak kabul ve ilan etmiştir.

 Bugün dahi Kırım’ın gerçeklerine çözüm öneren bu hükümler, Kırım Tatar halkının ve millî mücadelesinin demokrasi, başkalarının hak ve hukukuna saygıyı, adalet ve hukuku üstün tutma ilkesinin 100 yıl önce belgelenmesidir.

QHA

Yasal Uyarı