ANKARA (QHA) -

McAfee (Kaliforniya, ABD merkezli antivirüs ve bilgisayar güvenliği yazılımları üreticisi kuruluş) ile Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi (CSIS) iş birliğiyle hazırlanan, siber suçun dünyanın dört bir yanındaki ekonomiler üzerindeki dikkat çeken etkisinin ele alındığı “Siber Suçun Ekonomik Etkisi – Azalma Yok” başlıklı küresel rapor yayımlandı.

Raporda 2017 yılında işlenen siber suçlarla şirketlere verilen toplam hasarın 600 milyar dolara yakın olduğu belirtilirken, bu rakamın 2014 yılındaki araştırmada belirlenen 445 milyar dolarlık küresel zarara göre kayda değer ölçüde yüksek olduğunu vurgulanıyor.

Üç yıl içinde gerçekleşen bu artışın nedeni ise raporda siber suçluların yeni teknolojilere hızla ayak uydurması, bir dizi “siber suç merkezi” sayesinde bu tür suçları işlemenin kolaylaşması ve daha büyük ölçekli suçluların kullandığı finansal yöntemlerin her geçen gün daha karmaşık hâle gelmesi olarak açıklanıyor.

Dijital dünyanın hayatlarımızın hemen her yönünü değiştirdiğini dile getiren McAfee'nin CTO’su Steve Grobman, buna risk ve suçların da dahil olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Suçun kendisi artık daha tesirli, daha az riskli, daha kârlı ve onu işlemek hiç olmadığı kadar kolay. Örneğin fidye yazılım vakalarında suçlular diledikleri takdirde işin büyük çoğunluğunu yetenekli bir uzmandan hizmet olarak satın alabiliyor.”

Fidye yazılımı böylesi bir hizmet modeline (Randomware-as-a-service) dönüştüren bulut sağlayıcıları, bu saldırıları milyonlarca sistemi hedefleyecek şekilde kolayca ölçeklendirebiliyor. Üstelik saldırılar otomatik gerçekleştiği için çok az insan müdahalesine ihtiyaç duyuyor. Bu temel unsurların üzerine kripto para birimleri sayesinde her türlü işlemin hızlı ve risksiz biçimde finanse edilebilmesini eklendiğinde, siber suçtan doğan 600 milyar dolarlık zararın üzücü bir sonuç olarak karşımızda durduğunu dile getiren Grobman, “Bu rakamlar aynı zamanda teknolojik olarak elde ettiğimiz başarıların, en az ekonomik düzenin diğer alanları kadar yoğun bir şekilde suç ekonomisini de dönüştürdüğünü gösteriyor.” diyor.

 

Rusya uluslararası siber suçta lider konumunda

Raporda, Rus bilgisayar korsanlarının yüksek nitelikli olması ve ülke yönetiminin hukukun üstünlüğü ilkelerini ihlal etmesi nedeniyle finansal kuruluşlara yönelik siber saldırılarda en yoğun eylemlerin gerçekleştiği ülkenin Rusya olduğu kaydedildi. Rusya’yı Kuzey Kore ve İran takip ederken, Çin ise siber casusluk alanında en aktif konumda yer alıyor.

Ayrıca Raporda Kuzey Amerika, Avrupa ve Merkez Asya, Doğu Asya ve Pasifik, Güney Asya, Latin Amerika ve Karayipler, Sahara Altı Afrika, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’daki siber suçlar ölçümleniyor.

Zengin ülkelerde siber suça dayalı zararların genel olarak daha yüksek olması şaşırtmazken, ulusal gelire oranla en yüksek zararı gören ülkelerde ise dijitalleşmiş olmasına karşın henüz siber güvenlikte tam kapasiteye ulaşamayan orta ölçekli ülkeler başı çekiyor.

QHA