WASHİNGTON (QHA) -

ABD’nin Irak’taki en yetkili Komutanı olan Korgeneral Stephen Townsend, bir yıldır sürdürdüğü DEAŞ karşıtı Uluslararası Koalisyon’un komutanlığına veda ediyor. Townsend, Irak’ın başkenti Bağdat’tan ABD Savunma Bakanlığı’na (Pentagon) telekonferans ile düzenlediği son basın toplantısında, Suriye’de Rakka’nın düşürülmesinden sonra DEAŞ’a karşı mücadelenin ne şekilde ilerleyeceğine yönelik önemli ipuçları verdi. DEAŞ’a karşı nihai savaşın Deyrizor’u da içine alan 250 kilometrelik Orta Fırat Vadisi hattında verileceğini vurgulayan Townsend, ABD’nin bu bölgeyi temizlemek için de Türkiye’nin terör örgütü ilan ettiği YPG’nin ana bileşeni olduğu Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) kullanacağını açıkça dile getiren ilk ve en üst düzey yetkili oldu. Korgeneral Townsend, “SDG oradaki askeri harekâtın da parçası olacak. Menbiç, Tabka ve şimdi de Rakka’daki deneyimimizden hareketle SDG’nin orada da bölge halkının kabul edebileceği bir güç oluşturacağından eminim” dedi.

‘SDG’NİN YARISI ARAP’

Trump yönetimi, Türkiye’nin itirazlarına rağmen Suriye’de DEAŞ’ı bitirmeye yönelik stratejisinde YPG’yi ana aktörlerden biri olarak kullanmaya devam edecek. ABD Suriye’de Arap nüfusun yaşadığı alanlarda ağırlıklı olarak PKK’nın Suriye kolu YPG’nin komuta ettiği SDG’yi kullanmaya geçen yıl Menbiç operasyonuyla başlamıştı. Washington’ın YPG ile işbirliğinin Rakka’nın düşürülmesinden sonra da devam edeceğini ilan eden ilk net açıklamayı yapan Korgeneral Townsend şunları söyledi: “Yaklaşık 55 bin kişiden oluşan SDG’nin yarısı Arap. Bu güçle ilgili şunu gözlemledim. İlk önce kurtarılacak bölgenin yerel halkından gönüllü savaşçılar buluyorlar ve savaşı onlarla birlikte veriyorlar. Yani o bölgedeki savaşan birlikler ağırlıklı olarak yerel halktan oluşuyor. Dolayısıyla DEAŞ’ın temizleneceği diğer alanlarda da Rakka’da yaptıklarının büyük ölçüde aynısını yapacaklarını düşünüyorum. Deyrizor ve Orta Fırat bölgesinde yerel halktan savaşçıları bünyelerine katacaklar. Kendileri de harekâtın bir parçası olacak. Menbiç, Tabka ve şimdi de Rakka’daki deneyimimizden hareketle SDG’nin orada da bölge halkının kabul edebileceği bir güç oluşturacağından eminim” dedi.

SDG’nin düzenli bir ordunun sahip olduğu savaş uçaklarına, helikopterlere ve tanklara sahip olmadığını belirten Townsend, “SDG’nin sadece hafif zırhlı araçları ve ağır silahları var ve bunlarla kendi sınıfındaki bir gücün çok yukarısında bir mücadele ortaya koyuyor” dedi.

QHA