ANKARA (QHA) -

Uluslararası Adalet, Eşitlik ve Barış Konseyi (COJEP) tarafından Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nde düzenlenen "Terörizm ve Avrupa ülkelerindeki istikrara etkileri" konulu panel düzenlendi.

Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Polis Akademisi Öğretim Üyesi ve Ortadoğu Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Şahin, burada yaptığı konuşmada, PKK'nın tehditleri nedeniyle korumayla gezmek zorunda kaldığına dikkati çekti.

PYD'nin kuruluşunun ABD'nin Irak'ı işgal ettiği 2003 yılına denk geldiğini belirten Şahin, "Suriye'de ilk halk ayaklanmaları başladığında PYD ve YPG yani farklı isimlerle kendini adlandırıp dünyaya ve bölgeye kendini kabul ettirmek isteyen terör örgütü PKK, ilk önce Suriye'de Kürtleri öldürerek alan kazanmaya çalıştı. Kendisi gibi düşünmeyen ve Suriye'nin kuzeyinde etkin olan bir siyasetçiyi öldürerek işe başladılar; Mişel Temo cinayetiyle." diye konuştu.

Şahin, terör örgütü PYD/PKK'nın, Suriye'de en büyük eziyeti Kürtlere yaptığını ve kendisi gibi düşünmeyen Kürt partileri dışladığını vurgulayarak, Kürt siyasetçilerin bu kanlı örgütün cinayetlerine kurban gittiğini ifade etti.

 

"PYD/PKK 25 bin Kürt genci öldürdü"

Prof. Dr. Şahin, PYD/PKK'nın baskısından dolayı Türkiye'ye kaçan "gerçek Suriyeli Kürt" sayısının 300 binin üzerinde olduğunu, bu rakamı bizzat kendisinin tespit ettiğini söyledi. Terör örgütünün tehditlerinden dolayı Irak'a da 500 bin dolayında Suriyeli Kürt'ün kaçmak zorunda kaldığını belirten Şahin, bunların en az 50'siyle bizzat röportaj yaptığını anlattı.

"PYD/PKK öncelikle Suriyeli Kürtlere baskı yaparak kendisine alan açtı." diyen Şahin, örgütün Suriye'de ilk desteği Beşşar Esed rejiminden aldığını, ardından ABD'nin onlara binlerce tır dolusu silah verdiğini ifade etti. Şahin, teröre karşı verdiği mücadele ve milyonlarca Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yaptığı için Türkiye'ye Nobel ödülü verilmesi gerektiğini vurgulayarak, "PKK, PYD ve YPG'nin alanda yürütmüş olduğu terör faaliyetinden dolayı öldürülen Kürt genci sayısı 25 binin üzerinde. Niçin? Bir terör örgütünün amacı gerçekleşsin diye." dedi.

Ortadoğu'daki istikrarsızlığın ana nedenlerinden birinin PYD/PKK olduğuna vurgu yapan Şahin, örgütün Rakka'da DEAŞ ile iş birliği yaptığını anlattı. Şahin, "PKK sadece Ortadoğu'daki istikrarsızlığa katkı sağlamıyor. PKK aynı zamanda Türkiye ile Batılı dostlarının ilişkilerini zehirliyor. Kürt gruplar arasındaki ilişkileri de zehirliyor." diye konuştu.

 

"Türkiye, Avrupa'daki Müslüman nüfusa yoğunlaşmalı"

Cojep Genel Başkanı Ali Gedikoğlu da 35 yıldır demokrasi, hukuk, insan hakları, terör ve güvenlikle ilgili faaliyet gösteren uluslararası bir organizasyon olduklarını belirtti.

PKK terör örgütünün Avrupa'da gördüğü desteğe işaret eden Gediklioğlu, "Batılıların PKK konusundaki tavrını da uzun yıllardır izliyoruz. Bununla ilgili bugüne kadar birçok çalışmamız, girişimlerimiz ve eylemlerimiz oldu. Fransa'nın önemli kadın dergisi Marie Claire kalkıyor terörist kadınları 'çok makyajlı, bakımlı ve sigarayı bile yere atmıyorlar' diye yayın yapıyor. Dolayısıyla bunları görünce Avrupalılardan PKK'ya karşı tedbir almalarını beklemek hayal." diye konuştu.

Gediklioğlu, PKK'nın Avrupa'da düzenlediği eylemlere izin alamadığı zaman, bu izinleri Komünist ve Yeşiller partileri üzerinden aldığına işaret ederek, Türkiye'nin örgüte karşı demokratik baskılarını artırmak için Avrupa'da yaşayan Müslüman nüfusa yoğunlaşması gerektiğini savundu. Cojep'in BM'deki Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Durdu Keleş ise Zeytin Dalı Harekatı'nı takiben "PKK'nın Avrupa'da terör estirdiğine ve örgüt yandaşlarının Avrupa'daki Türk toplumuna karşı uyguladığı şiddeti artırdığına" dikkati çekti.

 

"PKK'nın saldırılarını raporlaştırdık"

Cojep Genel Sekreteri Celil Yılmaz da AA muhabirine yaptığı açıklamada, PKK'nın son yıllarda Avrupa ülkelerinde ve uluslararası kuruluşlarda Türkiye aleyhine yürüttüğü karalama kampanyalarının Zeytin Dalı Harekatı'ndan sonra ciddi boyutlara ulaştığı uyarısında bulundu.

Yılmaz, gerek PKK'nın Fransa'daki terör yürüyüşlerinin iptali gerekse örgütün BM başta olmak üzere uluslarası kuruluşlarda yaptığı "kirli propagandaya" dur demek adına BM çatısı altında paneller düzenlediklerini söyledi.

Fransa'da camilere yapılan PKK saldırılarını raporlaştırdıklarını ifade eden Yılmaz, BM Cenevre çatısı altında Türkiye'nin haklı davasını anlatmaya devam edeceklerini kaydetti. Panelde, Türkiye'nin Cenevre Başkonsolosu Mehmet Sait Uyanık'ın yanı sıra farklı ülkelerden insan hakları uzmanları da katılımcılar arasında yer aldı.

QHA