ANKARA (QHA) -

Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği, Kanada, Japonya, Avustralya gibi dünyanın önde gelen ve belirleyici ekonomik güçlerinin Kırım’ın işgaline karşı sürdürdükleri ekonomik yaptırımlara karşın Rusya Federasyonu resmî olarak yaptırım kararı almayan ya da yaptırımlara katılmayan ülkeleri Rusya ve Kırım’a yatırım yapmak üzere davet etmeye ve kandırmaya devam ediyor.

İşgal altındaki Kırım’ın Yalta şehrinde 19-22 Nisan 2017 tarihleri arasında düzenlenecek Yalta Uluslararası Ekonomik Forumu, Kırım’ın işgalinden sonra işgalci yönetimin ikinci kez düzenlediği bir etkinlik olarak yine gündeme geldi. İşgalciler ve işbirlikçileri Foruma ilgiyi arttırmak ve özellikle yabancı yatırımcıları Forum’a katılmaya ikna etmek için oldukça yoğun bir tanıtım çalışmasına başlamış durumdalar.

Özellikle Türkiye’deki işadamlarını Forum’a davet etme ve katılmaya “ikna” etme konusunda yoğun çalışmalar sürdüren Rusya’nın Türkiye’deki beşinci koluna mensup örgütler ve kişilerin, daha çok inşaat ve altyapı sektörlerinde faaliyet yürüten Türk şirketlerini ikna çabası içinde oldukları görülüyor.

İşgalci Rusya’nın Türkiye’deki işbirlikçileri “Rusya Federasyonu bayrağını” taşıyan logoları ile süsledikleri mektuplarına sözde Kırım Cumhuriyeti'nin sözde Başkanı Sergey Aksyonov imzalı bir mektup göndererek “Son iki yıl içerisinde Yalta Uluslararası Ekonomik Forumu iş dünyası ve hükümet arasındaki diyalogu teşvik etmek ve Kırım Cumhuriyeti’nin ve Sevastopol’un ekonomik potansiyelini gerçekleştirmekle ilgili konularda konuşmak için yenilikçi ve etkili bir uluslararası platform olarak kurulmuştur” ifadeleri ile Türk işadamlarını Yalta’ya davet etmekte. Yirmi yıl kadar önce Kırım’ı tamamen haraca bağlayan “Goblinler” adlı mafya çetesini lideri Sergey Aksyonov imzalı uzunca mektupta Türk işadamları Foruma katılmak için çeşitli kazanç vaatleri ile kandırılmaya çalışılıyor.

Sadece 3 gün sürecek Yalta Forumuna katılım bedeli çeşitli hizmetleri kapsar şekilde kişi başına 5000 Amerikan Doları olarak belirlenmiş ve bedelin logosunda Rusya Federasyonu bayrağı bulunan bir vakfın banka hesabına yatırılması da işadamlarından isteniyor. Foruma davet edilen Türk firmalarının çoğunlukla Türk hükümetinden aldıkları ihalelerde hak edişleri ödenmeyen ve bu sebeple mali sıkıntıya düşen firmalardan olduğu, Rusya işbirlikçilerinin firmalara Türk hükümeti ile aralarındaki sorunları çözmeyi vaad ettiği de kulislerde yayılıyor.

Ancak, görülen şu ki, Rusya ile iş yaparak kazanç sağlayacağız hevesi ile cesaretlendirilen Türk firmaları, Kırım’ın işgal altında olması nedeni ile uluslararası yaptırım bölgesi olması konusunda bilgi sahibi değiller. İşgal altındaki Kırım’da herhangi bir ticari ya da ekonomik faaliyet yürütecek, yatırım yapacak tüm firmaların tabiyetine bakılmaksızın uluslararası yaptırım listelerine dahil edilmesi ve bu listeye dahil firmaların yaptırım uygulayan ülkelerle her türlü iş ilişkisinin durdurulacağı, hatta bu ülkelerdeki banka ve finans kuruluşlarından kredi dahi alamayacakları açıktır.

Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilerin Suriye ve Kuzey Irak’taki gelişmeler nedeni ile pamuk ipliğine bağlı olduğu bir dönemde Türk firmalarının uçak krizinden evvel Kırım’a giderek büyük kazanç sağlama hevesi ile paralarını işgalci idareye kaptıran Türk işadamlarını ibret alması da gereklidir demek mümkün. Yoksa, onlar gibi Ekonomi Bakanlığı kapılarında zararlarını Türk vatandaşlarının ödediği vergilerden karşılatmak için kuyruklar oluşturabilirler.

Kırım Limalarından yüklenen gemilerin Türk limanlarına giriş yasağının başladığı, çeşitli Rus ürünlerine vergi muafiyetlerinin Türkiye tarafından kaldırıldığı bu günlerde ne işgal altındaki Kırım’ın ne de Rusya’nın cazip bir pazar olabileceğinin de dikkate alınması gerekiyor.

QHA