ANKARA (QHA) -

Amerika’nin çiçeği burnunda başkanı Donald Trump'ın Rusya bağlantıları iddiaları sebebiyle başı ciddi olarak dertte. Aslında başlarda Donald Trump’ın Rusya ile bağlantıları konusunda somut birşey yoktu. Tek dikkati çeken şey, azınlıklardan ticaret ortaklarına kadar herkese karşı rakiplerini fazla yumuşak olmakla suçlayıp sert olmayı vaat eden Donald Trump’ın enteresan bir biçimde Rusya ve lideri Vladimir Putin’e karşı oldukça yumuşak olmasıydı. İkinci dikkat çeken nokta ise Donald Trump’ın NATO’nun mevcut modelini beğenmeyip NATO’yu bir haraç sistemine döndürmek istediğini söylemesiydi.

Ancak bu dikkat çekici tesadüf Mart 2016’da Paul Manafort’un Donald Trump’ın kampanya müdürü ilan edilmesiyle biraz daha dikkat çekmeye başladı. Her ne kadar Paul Manafort Cumhuriyetçi Parti liderlerinin sevebilecegi bir isim olsa da, Ukrayna’nın Rusya yanlısı eski başkanı Viktor Yanukoviç için çalışmış bir isimdi. Bu işe alımdan sonra Donald Trump’ın Rusya hayranlığına farklı bir gözle bakılmaya başlandı. Donald Trump’ın kendisinin olmasa bile etrafındaki danışmanların Rusya ile bağlantıları vardı. Buna Donald Trump’ın ailesinin, bakanlarının ve danışmanlarının Rusya’nın Washington Büyükelçisi Sergey Kislyak ile yoğun trafikleri, Rusya’daki oligarklarla içli dışlı olmaları haberleri eklenince bu şüpheler daha da büyüdü.

Bu hafta Washington Post’un yayınladığı tapelere göre 15 Haziran 2016’da Ukrayna Başbakanı Volodimir Groysman ile Cumhuriyetçi Parti liderleri bir araya geldikten sonra Cumhuriyetçilerin kendileri arasında enteresan bir diyalog geçmiş. Başbakan Groysman, ABD’li yetkililere Rusların Ukrayna’da ve Avrupa’da siyasete nasıl müdahale ettikleri konusunda kapsamlı bir bilgilendirme yapmış. Cumhuriyetçiler bu konuyu kendi aralarında tartışırken dönemin Cumhuriyetçi Parti Temsilciler Meclisi Grup Başkanı Kevin McCarthy “Putin’in satın aldığı iki kişi var. Rohrabacher ve Trump” diyor ve Rusların, Demokratların Donald Trump’a karşı saldırı planını sızdırmasını konuşuyorlar. Bu diyalog da grup içerisinde gülüşmelere sebep oluyor. Üstelik bu görüşmeden tam bir gün önce Washington Post Demokrat Parti’nin bilgisayarlarının Ruslar tarafından hacklendiğini haber yapmıştı.

Donald Trump karşıtlarına göre ortada Watergate’in de ötesine giden bir skandal var. Donald Trump hasım bir dış güçle işbirliği yapmış ve seçimlere şaibe karıştırmıştır. Üstelik bu yetmezmiş gibi Donald Trump-Rusya ilişkisini sorgulayan kamu görevlilerini de görevden almıştır. Ve tüm bu yargıyı engelleme çabalarına Cumhuriyetçi Parti ileri gelenleri zenginlere yönelik vergi indirimi ve çeşitli deregulasyonlar uğruna göz yummaktadır. Bu sebepten ötürü, derhal özel görevli bir savcı atanmalı, Donald Trump-Rusya bağlantıları tamamen ortaya çıkarılmalı ve Trump gerekirse görevden azledilmelidir.

Donald Trump cephesine göre tüm bu Rusya muhabbetleri, seçimleri kaybetmenin şokunu anlatamamış Demokratların tarihi yenilgilerine uydurduğu mazaretten başka birşey değil. Wikileaks’te yayınlanan maillere göre biliyoruz ki Hillary Clinton kampı kolay lokma diye Cumhuriyetçi Parti’nin adayının Donald Trump olmasını istiyordu ve buna rağmen kaybettiler. Basına yansıyan sızıntılara göre Rusya tartışmasında Donald Trump’in canını sıkan asil şey sızıntıları yayın yapan gazeteciler. Başına yansıyan diğer iddialara göre Donald Trump FBI Direktörü Comey’den Michael Flynn soruşturmasını bitirmesini rica ederken aynı zamanda bu sızıntıları yapan gazetecileri hapse attırmanın da bir yolu olup olmadığını sormuş.

Donald Trump taraftarları bir adım daha öteye gidiyor. Trump taraftarlarına göre “Amerikan Derin Devleti” ve “Küreselciler” Donald Trump’a karşı “yumusak bir darbe” yapmayı amaçlıyor. Donald Trump’in baş stratejisti Steve Bannon’ın uzun süre yönettiği Breibart gazetesi geçtiğimiz günlerde “Trump Kuşatma Altında" başlıklı bir haber yaptı. Savunma ve güvenlik bürokrasisinin önemli bir kısmının Obama döneminde atandığı belirtilen yazıda Beyaz Saray’daki her görüşmenin ya da tartışmanın kısa bir süre sonra başına özellikle New York Times ve Washington Post’a sızdırılmasının arkasında Trump’a ihanet eden istihbaratçılar olduğu iddia edildi.

Ancak gerçek ne olursa olsun Donald Trump’ın kendi işini kolaylaştırdığı söylenemez. Buna en güzel iki örnek FBI Direktörü James Comey’nin kovulması ve Beyaz Saray’da Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov’a gizli bilgilerin verilmesiydi. Comey’in kovulması vakasında Donald Trump’ın danışmanları bu olayın FBI’ın Rusya soruşturması hakkında olmadığını, James Comey’nin 2016 seçimleri öncesi Hillary Clinton’ın kişisel e-mail serverı soruşturması sırasında kamuoyu önündeki güvenirliliğini kaybettgini ve bu sebepten dolayı kovduklarını söylediler. Hatta bu kararı Donald Trump’ın kişisel olarak almadığı, Adalet Bakanı Yardımcısı Rod Rosenstein’in tavsiyesiyle aldığı söylendi. Ancak Donald Trump kısa bir süre sonra televizyonda James Comey’i kovma kararını kişisel olarak kısa bir süre önce aldığını söyledi. Lavrov’a verilen gizli bilgiler sürecinde de benzer durum yaşandı. Ilk başta bu durum inkar edildi ancak 24 saat geçmeden Donald Trump Twitter’da “verdiysem ben verdim” temalı bir açıklama yaptı.

Donald Trump’ ın kamuoyu önündeki çok da yüksek olmayan güvenilirliğini yükseltmeye çabalamadığı ortada. Teamüllere uymarak vergi iadesini kamuoyuna açıklamayan Donald Trump, oğlu Eric Trump’ ın “Amerikan bankalarına ihtiyacımız yok. Rusların varlıklarımıza inanılmaz ilgisi var, ihtiyacımız bütün parayı Ruslardan alıyoruz” dediği iddiaları ortaya çıkınca çalıştığı Morgan Lewis Avukatlık Firmasi’ndan Rusya ile ilgili hiç bir finansal işlemi olmadığına dair bir yeminli mektup yayınlattı. İşin ironic kısmı ise Morgan Lewis’in 2016’da Yılın Rus firmasi” ödülünü almasıydı.

Peki bundan sonra ne olacak? Soruşturmanın düğümünü çözecek üç isim var.

Birincisi tahmin edildiği gibi sabık FBI Direktorü James Comey. Su ana kadar basının dillendirdiği pek çok iddia Comey’in yakınlarına dayandırılarak dillendirildi. Başta Donald Trump'ın James Comey’den kişisel sadakat yemini ve Rusya soruşturmasını durdurması istediği iddiaları olmak üzere, pek çok iddia Comey’nin çevresine dayandırıldı. Yakın zamanda Senato’nun karşısında yeminli ifade verecek olan Comey pek çok kilidin anahtarı gibi.

İkinci isim, Donald Trump’ın damadı ve başdanışmanı Jared Kushner. Jared Kushner’e Amerikan basını “Trump’ı törpüleyebilecek süper damat” gözüyle baktı. Donald Trump’ın Kushner’i Israil-Filistin meselesini çözmekten Amerikan Hükümeti’ni yeniden organize etmeye kadar pek çok sorumluluk verdiğini düşünürsek damadına güvendiği açık. Ancak James Comey’i kovmak gibi oldukça çılgın bir kararı verirken Jared Kushner neredeydi sorusu soruluyor. İddialara göre FBI’ın soruşturma altına aldığı “Üst Düzey Beyaz Saray Yetkilisi” Jared Kushner’den başkası değil. Dolayısıyla kendisini kurtarmak için kayınpederine en azından itiraz etmediğini söyleyenler var.

Üçüncü isim ise Türkiye’yi de soruşturmaların merkezine çeken Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn. Donald Trump’ın FBI soruşturması altında olduğunu bile bile Michael Flynn’i ataması, daha sonra James Comey’den Flynn’i rahat bırakmasını istemesi, üstelik Michael Flynn’in dokunulmazlık karşılığında bildiklerini anlatmaya hazır olduğunu söylemesi Flynn’i bu soruşturmanın kara kutusu haline getiriyor. Michael Flynn Rusya’nın Washington Büyükelçisi Sergey Kislyak ile ABD’nin Rusya’ya yönelik yaptırımları hakkında tam olarak ne konuştu sorusu başta olmak üzere, Rusya’nın Trump üzerindeki etkisini anlamak için Flynn kilit bir isim.

Kemal Cem Söylemez

Amerika'da, Old Dominion University'de Pazarlama doktorasına devam eden Söylemez, online topluluklar, dijital pazarlama ve ulusal kültürle ilgili araştırmalar yapıyor. 

QHA