KİŞİNEV (QHA) -

2008 ve 2014 yılları arasında kendi sınırları içerisinde Rusya'nın devlet destekli medya organlarının yayınlarını yasaklayan Gürcistan, Ukrayna, Litvanya, Letonya ve Estonya'nın ardından, Rus propagandasına bir yasak haberi de Moldova'dan geldi. 

Başta ABD başkanlık seçimleri, Brexit referandumu gibi kritik dönemeçlerde belirgin şekilde görülen Rusya'nın dezenformasyon çabalarını pek çok ülke mücadele edilmesi gereken tehdit olarak nitelendirmeye devam ediyor.

Geçtiğimiz ay Strasbourg'da gerçekleştirilen toplantıda konuşan Avrupa Birliği Güvenlik Komisyonu Başkanı Julian King, "Rus yetkililer, amaçlarına ulaşma konusunda dezenformasyon kampanyaları ve faaliyetleri gerçekleştirmekten çekinmiyor. Üst düzey Rus generallerin de belirttiği üzere, Rusya'nın resmi askeri doktrininde, yasal araçlarla dezenformasyon ve yanlış bilginin yayılması, yeni tür silahlı kuvvetler olarak görülüyor." ifadelerini kullanmıştı.

Önemli sayıda Rusça konuşan bir azınlığa sahip ve siyasi olarak kırılgan durumdaki Moldova, Rusya'nın bu tür taktiklerine karşı oldukça zayıf bir durumda bulunuyor. Yine Moskova'nın ayrılıkçıları yoğun şekilde desteklediği ve doğrudan askerlerini bulundurduğu Transdinyester bölgesi, Moldova'nın en büyük problemlerinden biri. Avrupa'nın en fakir ülkesi olan ve her alana yayılmış bir yolsuzluk ortamıyla boğuşan Moldova'da önceki yıllarda, bu hassas çizgiler Rusya'nın propaganda araçlarının doğrudan hedefi haline sıklıkla gelmekteydi.

Başkent Kişinev merkezli bir düşünce kuruluşunun başında bulunan Igor Munteanu konuyla ilgili olarak, "Moldova'daki yüzlerce internet portalını ve televizyon yayıncılarını cömertçe finanse eden Rusya, insanları manipüle etme noktasında oldukça agresif bir politika izliyor. Karşı koyacak bariz bir politikamız bulunmuyor." şeklinde konuştu.

Nisan 2017'de yapılan bir araştırmaya göre, Moldovalıların yüzde 43'ü haber ve bilgiler için Rus medya yayıncılarını takip ederken, yüzde 54'ü ise bu kaynaklara güveniyor. Öte yandan Avrupa Birliği üyeliği için ülkede 2009 yılında yüzde 67 olan desteğin, 2016 yılında yüzde 38'e kadar düştüğü görülüyor.

Yoğun tartışmaların ardından geçtiğimiz ay yürürlüğe giren yasayla birlikte, Avrupa Sınırötesi Televizyon Sözleşmesi çerçevesinde Moldova, yalnızca 37 ülkeden radyo ve televizyon yayınlarına izin verme kararı aldı. Rus yayıncılardan bahsedilmemesi, yasanın doğrudan Rus propaganda araçlarını hedef aldığını ortaya koyuyor. Öte yandan Rus dilinde yayın yapan yerel yayıncılar için ise herhangi bir kısıtlama kararı alınmadı. 

QHA