NEW YORK (QHA) -

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs kararını eleştiren karar tasarısı Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda ABD’nin tehditlerine rağmen 9’a karşı 128 oyla kabul edildi. Trump ve ABD BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley'in oylamaya katılacak ülkelere yönelik tüm tehditlerine rağmen ezici bir çoğunlukla kabul edilen tasarı, pek çok açıdan önemli bir mesaj niteliği taşıyor. 

Oylamadan önce gerçekleştirdiği konuşmada Haley, "ABD Kudüs'e büyükelçiliğini taşıyacaktır bunu bizden ABD halkı istiyor ve doğru olan da budur. Hiçbir oylama bunu değiştirmeyecektir. Ama bu oylama Amerikalıların BM’ye nasıl baktığı ve bizim bize BM’de saygısızlık yapan ülkelere nasıl baktığımız konusunda bir fark yaratacaktır." ifadelerini kullanmıştı. Daha önce de Trump, ABD aleyhine oy kullanacak ülkelere sağlanan yardımların kesileceği yönünde tehditler savurmuştu.

Tüm bunlara rağmen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yoğun girişimleri ve çabalarıyla 13 Aralık tarihinde İstanbul'da gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Zirvesi'nde mutabakata varılan sonuç bildirgesi, tüm dünyada yankı uyandırdı.

Zirvede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika’nın Kudüs kararının uluslararası hukuku çiğnemenin yanı sıra medeniyetimize de indirilmiş ağır bir darbe olduğunun altını çizerek, "Kudüs’ün tüm inançlar için taşıdığı öneme saygı duyan Sayın Papa’ya, adil bir barış için gayret eden aklıselim sahibi Musevilere, tahkir edilseler de muhkem duruşlarından taviz vermeyen herkese teşekkür ediyorum. İslam ülkeleri olarak, başkenti Kudüs olan, egemen ve bağımsız Filistin Devleti talebinden asla vazgeçmeyeceğiz." ifadelerini kullanmıştı.

Bugün, 20 Aralık'ta BM Genel Kurulu'nda gerçekleştirilen oylamada ABD'nin yanında sadece İsrail, Guatemala, Honduras, Marshall Adaları, Micronezya, Nauru, Togo ve Palau'nun Kudüs kararına karşı oy kullandığı görüldü. Romanya, Polonya, Hırvatistan gibi ABD'yle doğrudan ekonomik ya da askeri ilişkileri bulunan ülkeler ise çekimser oy kullanmakla yetindi. Özellikle Romanya ve Polonya, savunma güvenliği ve askeri açıdan doğrudan ABD'ye bağımlı durumda bulunuyor.

Öte yandan Bosna-Hersek'in de çekimser oy kullanan ülkeler arasında bulunması hayal kırıklığı yaratsa da, Bosna-Hersek'te mevcut siyasi sistemin tabir-i caizse dönüşümlü olarak Sırplar, Hırvatlar ve Boşnaklar arasında el değiştirdiği ve halihazırda Hırvatlar'ın yönetimde etkin olduğu yönünde değerlendirmeler bulunuyor. Bu kapsamda Hırvatistan'ın da çekimser oy kullanan ülkelerden biri olması, sonuç açısından dikkat çekici olarak nitelendirilebilir. Sonuç olarak, 128 ülkenin kabul oyu kullandığı göz önüne alındığında, "tasarıya destek verenleri not alacağız" tehdidiyle beraber ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley'e çok sayıda boş kağıt gerekeceği anlaşılıyor.

İç politikada oldukça sıkıntılı durumda bulunan ABD Başkanı Donald Trump'ın, BM oylamasında oluşan ABD karşıtı havayla birlikte daha da zora girmesi bekleniyor. Özellikle Trump'ın Kudüs kararına yoğun eleştiriler getiren Demokratik Parti ve liberal cephenin, eleştirilerdeki sertliğin dozunu daha da yükseltmesi mümkün görünüyor. Rusya bağlantısı soruşturmaları ve kadrosundaki dinmek bilmeyen istifalar nedeniyle oluşan baskıyı Kudüs hamlesiyle dağıtmak isteyen Trump'ın bu planı, oldukça sert ve yerinde bir şekilde geri tepti.

QHA