SARAYBOSNA (QHA) -

Bosna-Hersek'teki Sırp ayrılıkçıların askeri hareketliliği, "yeni bir Ukrayna senaryosunun" Balkanlarda görülebileceği yönünde endişelere yol açıyor. Rusya'nın Balkanlardaki istikrar bozucu hamleleri gündeme gelmeye devam ediyor.

Newsweek'te Kamboçya, Kırgızistan, Hindistan, Litvanya, Sırbisan ve Türkiye ile ilgili çalışmalarıyla tanınan ödüllü gazeteci Cristina Maza'nın kaleme aldığı: "Başka Ukrayna mı? Rusya Destekli Ayrılıkçı Siyasetçinin Bosna-Hersek'teki Askeri Yığınağını Araştırmalar Gösteriyor" (Another Ukraine? Russia Backs Separatist Politician's Military Buildup in Bosnia and Herzegovina, Research Shows) başlıklı özel haberi, Bosna'daki "hibrit savaş" hamlelerinin ipuçlarını gözler önüne serdi. Haberde Sırp Cumhuriyeti içindeki Rusya destekli çete yapılanmalarından ve faaliyetlerinden bahsediliyor.

Bilindiği gibi benzeri çete yapılanmaları Bulgaristan'da da bulunuyor. Burada yine Rusya destekli Bulgaristan'da Rusya destekli 13 paramiliter grup, bunlara bağlı 24 bin milis bulunuyor. Yine bir başka Balkan ülkesi Karadağ'da faaliyet gösteren "Balkan Kozak Ordusu" da biliniyor. Habere göre de Bosna-Hersek'teki Sırp Cumhuriyeti içinde sayılarının 40 bini aştığı bilinen Rusya destekli 78 adet grubun (çete) bulunduğu görülüyor.

Maza'nın kaleme aldığı haberin tam metni şu şekilde:

1990'lardaki kanlı savaşla tanınan güneydoğu Avrupa'nın küçük bir ülkesi olan Bosna-Hersek, bir kere daha silahlı çatışmanın kıyısında olabilir. Cuma günü (16 Mart) (Dış Politika Araştırma Enstitüsü'nde  [Foreign Policy Research Institute]) yayınlanan: "Bosna, Rusya'nın Doğrama Tahtasında: Şiddet Potansiyeli ve Bunu Önleyecek Adımlar" (Bosnia on the Russian Chopping Block: The Potential for Violence and Steps to Prevent It) başlığıyla yayımlanan yeni bir rapor Bosna-Hersek’te kapsamlı bir askeri yığınağı (hareketliliği) ortaya çıkardı.

Raporda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Saraybosna'nın Batı ile bütünleşmesini önlemek için ülkede etnik Sırp ayrılıkçılarına destek verdiği belirtildi. Uzmanlar, bu dinamiğin Avrupa'nın kalbinde Ukrayna tarzı bir çatışmaya yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu.

(Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 22 Eylül 2016 tarihinde Sırp Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Milorad Dodik ile Kremlin'de)

(Rapora göre) Askeri  yığınak, çoğunluğun Sırp olduğu (ve) Bosna-Hersek'te büyük ölçüde özerk bir bölge olan Sırp Cumhuriyeti'nde gerçekleşiyor. Yerel polis ve diğer güvenlik güçleri, Newsweek tarafından gözden geçirilen belgelere göre Rusya'dan askeri tarzda eğitim alıyor ve askeri teçhizat da toplayarak giderek daha iyi eğitilmiş, iyi silahlanmış bir orduya dönüşüyor. Bu arada Moskova, Bosna-Hersek'te Sırp milliyetçi milis gruplarının oluşumunu da destekliyor.

Bu çabalar, uluslararası toplumdan gelen "yasadışı oylama" uyarılarına rağmen bölgesinin Bosna-Hersek'in geri kalanından bağımsız olmasını sağlayacak (Kırım örneğinde) bir referandumu savunan Sırp Cumhuriyeti'nin ayrılıkçı Devlet Başkanı Milorad Dodik tarafından destekleniyor. Dodik, sürekli olarak Bosna'yı "başarısız bir devlet" olarak nitelendirerek Avrupa Birliği'nin artık (Bosna-Hersek'le) ilgilenmediğini ve Rusya bölgeye "koşulsuz arkadaşlık sunduğundan" dolayı teşekkür ettiğini söylüyor.

Raporun yazarları, Dodik'in Moskova ile olan ilişkisinin eninde sonunda çatışmaya neden olabilecek ayrılıkçı eğilimleri beslediğini ifade ediyor. Ekim ayında (2018) Bosna-Hersek'te düzenlenecek seçimlerle birlikte bazı analistlerin ciddi bir silahlı çatışma tehdidinin söz konusu olduğunu savundukları bildiriliyor.

ABD merkezli Dış Politika Araştırma Enstitüsü (Foreign Policy Research Institute) tarafından yayınlananan raporda “Son birkaç yıldır Rusya'nın, Balkanların batısındaki güvenlik ve ekonomik faaliyetlerini hızla genişlettiği" belirtiliyor. (Rapora göre) “Moskova, Bosna'da [Sırp Cumhuriyeti] Cumhurbaşkanı Milorad Dodik'in ayrılıkçı arzularına yönelik desteğini ikiye katladı. Kısmen finansal ve kısmen politik olan bu destek, ülkedeki diğer politik aktörleri de kapsıyor. ”

Sırp Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Milorad Dodik

Raporun yazarlarına ve diğer bölgesel uzmanlara göre Rusya, Bosna-Hersek'te ülkenin NATO'ya katılım çabalarını rayından çıkarmak (amacıyla) bir "kukla devlet" geliştirmek için çalışıyor. (Bir diğer) Rus destekli paramilisler (bilindiği gibi) ülkenin Batı ile daha yakın ilişkiler kurmasını engellemek için Ukrayna'da ayrılıkçı çatışmayı sürdürüyorlar

Nisan 2017'de Bosna-Hersek'in komşusu Karadağ, NATO’ya başarılı bir şekilde katılarak Moskova’daki yetkilileri dehşete düşürdü ve Kremlin ile Karadağ yönetimleri arasında gerginliğe neden oldu. Uzmanlar Rusya'nın şu anda Avrupa Birliği sınırları içinde kalan Bosna-Hersek'te de bu senaryonun tekrarlanmayacağını garanti etmek için çalıştığını söylüyor. 

Rusya, Ukrayna, Avrasya, Balkanlar ve Konvansiyonel Silahlar Kontrolünden sorumlu eski ABD savunma bakanı yardımcısı  Michael Carpenter, (konuyla ilgili olarak) Newsweek'e verdiği demeçte (şu sözleri kaydediyor): "Moskova için (Sırp Cumhuriyeti), istedikleri zaman Avrupa'yı istikrarsızlaştırmak için kullanabilecekleri çok uygun bir güvenlik açığı. Moskova köşeye sıkıştığını hissederse, (Rusya) Dodik'in bağımsızlık referandumuyla (karşı hamlede bulunma) fırsatına sahip olacak. Bu gerçekten tehlikeli bir durum."

Bu arada Sırp Cumhuriyeti bölgesi Newsweek tarafından incelenen rapora ve belgelere göre, askeri silahlara yapılan harcamaları son iki yılda 4.000'in üzerinde otomatik tüfek satın alarak önemli ölçüde arttırdı. Şubat (2018) ayında Dodik, hükümetinin yerel polisi için en az 2,500 taarruz tüfeği satın aldığını ve (bunda) “saklı tutulacak herhangi bir şey olmadığını” söylese de uzmanlar, bu silahların sadece halkın güvenliğini garanti eden yaklaşık 5.000 kişilik bir polis teşkilatı için gereksiz olduğunu ifade ediyor.

Raporun yazarlarından olan Bosnalı eski politikacı Reuf Bajrovic'in Newsweek'e konuyla ilgili yaptığı açıklamaya göre polisin militarizasyonunun, Sırp Cumhuriyeti güvenlik güçlerinin 1995 yılındaki savaşın bitiminden bu yana Bosna-Hersek'i yöneten uluslararası yasaların yetkisi altına alınması gerektiği anlamına geliyor.

Bajroviç: "Bu, askeri silahların orantısız ve açıklanamaz (şekilde) satın alınmasıdır. Sırp Cumhuriyeti, polis güçlerini militarize etmek için adımlar attı, bu da şu anda askeri meselelerle ilgili [1995] Dayton Barış Anlaşması'nın kapsamı içerisinde oldukları anlamına geliyor." (yorumunda bulunuyor.)

Dodik hükümeti, Sırp Cumhuriyeti'nin başkenti Banja Luka' da bölgesel havalimanının yakınında yeni bir silah deposu inşa ediyor ve buranın yakınındaki Yugoslav ordusuna ait eski bir kışla da "polis eğitim merkezi" olarak yeniden tasarlanıyor. Yerel medya kuruluşu Žurnal Şubat ayı (2018) başında, Rusya'nın Sırp Cumhuriyeti polis teşkilatını bu yeni tesiste eğitmeyi planladığını bildirmişti.

Ocak 2018'de Banja Luka'daki resmi geçitte askeri silahlar kuşanmış Sırp Cumhuriyeti polis güçleri

Uzmanlar, eğitim merkezini (silah) depolama birimi ile birleştiren yeni inşa edilmiş bir yolla, yerel polis gücünün fiili bir ordu olarak faaliyet göstermeye hazır olduğunu belirtiyorlar.

Raporun yazarlarından ve Dış Politika Araştırma Enstitüsü'nün Avrasya üyesi Richard Kraemer, konuyla ilgili Newsweek'e verdiği demeçte şu yorumda bulundu: "Bu yolun inşa edilmesi için bir sebep yok. Yol, terkedilmiş köylerden geçiyor. Silah ve birliklerin gizlice intikalinden başka hiçbir etkin amaca sahip değil."

Sırp Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı temsilcileri Newsweek'in bu husustaki görüşme isteğine yanıt vermedi.

Bazı analistler Sırp Cumhuriyeti'nde resmi olarak kayıtlı olanlardan çok daha fazla sayıda silah bulunduğunu ileri sürüyor. Sırp Cumhuriyeti'nin gayri resmi “bağımsızlık” gününü kutlamak için ocak (ayında) (2018) (gerçekleştirdikleri) resmigeçitin fotoğrafları, barış anlaşmalarına göre teknik olarak yasa dışı bir tatil (gününde), kamu ihale kayıtlarında yer almayan yaklaşık 200 makineli tüfeği taşıyan güvenlik güçlerini gözler önüne serdi. Araştırmacılar, geçit töreninde diğer silahların yanı sıra  Taurus makineli tüfeklerin de görüldüğünü söyledi.

Bosna-Hersek'in sivil mülklerinde 1990'lardaki savaşlardan kalma 500.000'in üzerinde kayıt dışı ateşli silahın bulunduğu tahmin ediliyor.

Araştırmacılar, göstermelik bir yerel polis gücü tarafından silah yığınağının (söz konusu olmasının), Rusya'nın bölgeyle ilgilenmesi ile çakıştığını söyledi.

Raporda: "“2015'te, (Sırp Cumhuriyeti) güvenlik yetkilileri Rus güvenlik servisleriyle işbirliğini kabul etti. Ertesi yıl (2016) (Sırp Cumhuriyeti) İçişleri Bakanlığı ve Moskova polisi, eski özel polislerin eğitimine (dair) resmi bir anlaşma yaptı. Anlaşmanın imzalanmasından bu yana, Rusya Sırp Cumhuriyeti'ndeki güvenlik durumunu güçlendirdi," denildi.

Birkaç kez, Sırp Cumhuriyeti'nden yetkililer, polis güçlerinin Rusya tarafından eğitildiğini kamuoyuna açıkladılar. Bu duyuru bazı Avrupalı yetkilileri endişelendirdi. Nisan 2016 tarihli bir resmi açıklamada, Avrupa Parlamentosu'nun "Sırp Cumhuriyeti İçişleri Bakanı'nın Rusya Federasyonu'nda Sırp Cumhuriyeti özel polis birimlerinin alacakları eğitim hakkında yaptığı açıklamalardan derinden endişe duyduğu" söylendi. Avrupa Parlamentosu'nun açıklamasının devamında: "Sırp Cumhuriyeti'ndeki yetkililere, devlet (Bosna-Hersek) düzeyindeki politikayı zayıflatabilecek bağımsız bir dış politika ve güvenlik politikası takip etmeme çağrısı" (yer aldı).

Yine de Dodik, Moskova'yı birçok kez ziyaret etti. 

Carpenter (bu hususla ilgili olarak): "Dodik'in piyon olduğunu biliyoruz.  Dodik’in Moskova’ya gittiğini ve orada Kremlin’e bağlı kimselerle konuştuğunu biliyoruz. Ona az ya da çok ne yapacağını söylerler." (yorumunda bulundu).

Bu bağlamda, Rusya'nın aynı zamanda Bosna'da çeşitli resmi ve gayri resmi milliyetçi grupları desteklediği (görülüyor). Raporun yazarlarına göre Ruslar yerel dernekler ve sivil toplum örgütlerini kullanarak 2012 yılında Bosna'ya (yönelik) "akınlarını" başlattı. Analistler bu örgütlerin Ruslara yerel topluluklara giriş (nüfuz) noktası sağladıklarını söyledi.

Raporda: "Bu grupların üç ortak paydası var: aşırı Sırp milliyetçiliğini savunuyorlar, aleni Rus yanlısı görüşlerinde coşkulular ve son altı yıl içinde kuruldukları (biliniyor). Gündemleri en çok Sırp Ortodoks Kilisesi ile uyuşuyor, hayati öneme sahip bir müttefik olarak bu gruplara politik-ideolojik destek ve lojistik destek sağlayarak, muhtemelen yurt dışından (bu gruplara) fonlar yönlendiriyor." (deniliyor).

Araştırmacılar 2012'den bu yana oluşturulmuş, birçoğu Bosna-Hersek'te ve Balkanların daha geniş mıntıkalarında Rus çıkarlarının desteklenmesinde kilit rol oynayan 78 grup (komite, çete) tespit etti. Ana gruplardan biri Sırp Şerefi veya Srpska Cast adlı bir gençlik örgütü olarak biliniyor. Kurucu beyanına göre grup, “insan hakları ve çevre için gençlik aktivizmini ve seferberliğini” desteklemek amacıyla 2014 yılında (kurulmuş durumda). Ancak grubun sosyal medya sayfalarında 1990'ların şiddeti sırasında Bosna'da aktif olan askeri, silahlı, milliyetçi Sırp savaş  suçluları ve Putin'e yönelik (aşırı bir ilgi) görülüyor. Grubun yaklaşık 40.000 üyesi olduğu tahmin edilmektedir.

Sırp Şerefi adlı örgüt üyeleri askeri kamuflajlarla

Kramer (grupla ilgili olarak şu açıklamada bulundu): "Silahlı ve şiddet için eğitilmiş adamlara sahipler ve bunu devlet otoritesinin gözetimi dışında yapıyorlar. Sırp Şerefi üniforma ve atış poligonlarıyla birlikte, askeri çatışma için aktif olarak hazırlanmış bir grup olma yolunda ilerliyor." 

(Rapora göre) bir diğer (öne çıkan) grup ise 2012'de sivil toplum kuruluşu olarak kurulan Sırp Cumhuriyeti Gazileri (Veterans of Republika Srpska). Örgüt Dodik ile yakın bir işbirliği içinde ve aynı zamanda Rus gazileri derneği olan Zaferin Varisleri'nin de resmi bir üyesi. Bu grupların her ikisi de Rusya'ya kültürel alışverişi ve başka etkinlikler amacıyla yaptıkları gezilerden açıkça bahsediyorlar. 

Kramer (bununla ilgili olarak: "Srpska Cast ve diğer paramiliter gruplar teşvik ediliyor ve Bosna'da varlık gösteriyorlar. Ekim 2018'de yapılacak seçimlerde etnik şiddet olasılığı yüksek.  Sırp Cumhuriyeti'ndeki paramiliter güçlerin eğitilmesi ve harekete geçirilmesi, Rus desteğiyle Dodik tarafından organize edilen ordunun tehdit oluşturduğunu ve şiddete hazırlandığını gösteriyor." diyor.

Ancak bazı analistler hemen hemen tehlikenin söz konusu olmadığını ve Moskova'nın riskli bir silahlı çatışmayı veya tam ölçekli bir ayrılıkçı hareketi harekete geçirmeden bölgeyi istikrarsızlaştırmak için (dolaylı olarak) Dodik'e destek verme (kartını) kullanmaya devam edeceğini savunuyor.

Rusya'nın son kitaplarında Güneydoğu Avrupa'ya müdahalesini analiz eden Balkan analisti Dimitar Bechev, Newsweek'e verdiği demeçte: "Bu boyutlarda bir siyasi çatışma Bosna'nın Batı'ya etkin bir şekilde dahil olmasını askıya alır. Moskova kazanacaktır. Öte yandan (bu) Rusya'yı Batı ile bir başka cephede (yeni) bir çatışmaya sürükleyebilir. Şu an Rusya için en uygun oyun durumu: Dodik (üzerinden) düşük yoğunluklu çatışma.  Batı engellendi ancak Moskova daha fazla yükü kaldıramaz." diyor.

QHA