TAŞKENT (QHA) -

Özbekistan'ın ilk Cumhurbaşkanı olan İslam Kerimov'un, 2 Eylül 2016'da hayatını kaybetmesinin ardından 14 Aralık'ta yapılan seçimlerde Şavkat Mirziyoyev yeni Cumhurbaşkanı seçilmişti. Özbekistan, Türkmenistan ve Kuzey Kore gibi ülkelerden sonra dünyanın en içine kapalı ülkelerinden biri olarak sayılırken, 2017'de yapılan sayısız reform sonrasında imajını büyük ölçüde değiştirdi. Biz de sizlere Özbekistan'da 2017 yılında yapılan reformların bir listesini sunmak istedik.

14 Aralık 2016'da göreve gelen Şavkat Mirziyoyev'in reformları temelde üç unsur etrafında gelişti: Ekonomik liberalleşme, yapıcı ve açık diplomasi, toplumsal demokratikleşme. Özbekistan, Kerimov döneminde ekonomide oldukça korumacı ve devletçi bir politika izliyordu. Komşuları ile başta sınır problemleri olmak üzere, etnik ve enerji problemleri açısından büyük gerginlikler yaşıyordu, Batı dünyası ve Türkiye ile arası oldukça soğuk durumdaydı. Başta dini ibadet özgürlükleri olmak üzere Özbek toplumunun birçok bireysel hak ve özgürlüğü, devlet tarafından sınırlandırılmıştı. Basın özgürlüğü ise daha da kötü bir durumdaydı.

Ekonomik alanda yapısal reformlar

Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, ayağının tozu ile ekonomiyi düzeltmek için çeşitli düzenlemelere girişti. "Voice on Central Asia" sitesi, 2017 yılında ekonomik alanda yapılan reformları kronolojik olarak listeledi. Listeye göre:

1 Ocak 2017'de ihracatçılara, gümrük müşavirliklerinde çevrimiçi olarak sözleşmelerini kayıt ettirme olanağı tanındı. 2 Ocak'ta tarım sektöründe kredi çekimi önündeki yasakları kaldırıldı. 12 Ocak'ta Semerkant, Buhara, Fergana ve Harezm bölgelerinde dört adet serbest ticaret ekonomi bölgesi oluşturuldu.

1 Mart'ta, yabancı yatırımcılar için çevrimiçi sözleşme yolu açılırken, 10 Nisan'da küçük işletmeler için Garanti Fonu oluşturularak bu işletmelerin kredi alımlarında kolaylıklar sağlandı. 18 Nisan'da yabancı yatırımcılara vergi oranlarında artış yapılmaması yönünde taahhüt verildi. 20 Nisan'da, sağlık sektörüne yönelik üretim yapan her türlü işletmeye, 2021'e kadar vergi indirimi getirildi.

4 Mayıs'ta, turizm sektöründe faaliyet gösteren yabancı şirketlere vergi teşviklerinin sunulması kararlaştırıldı. 25 Mayıs'ta, üretilen yerli malları için ihracat kanunlarında tam serbestlik sağlandı.

13 Haziran'da, vergi mükellefleri ile vergi memurları arasında internet üzerinden iletişim kanalı oluşturuldu. 21 Haziran'da, sebze ve meyvelerin ihracatındaki devlet tekeli ve müdahalesi tamamen kaldırıldı. 2 Eylül'de döviz kurunda sabit kur anlayışı kaldırıldı ve dalgalı kura geçildi.

13 Eylül'de, ekonominin enflasyonla mücadeleye odaklanacağı açıklandı. 29 Eylül'de Navoyi bölgesindeki girişimcilere, 2028'e kadar vergi indirimi uygulanacağı açıklandı. 10 Ekim'de, ülke içerisindeki tüm ödemelerin yerel para birimi ile yapılacağı açıklandı. 11 Ekim'de, uluslararası standartlara uygun olarak gümrüklerde yeşil ve kırmızı koridor uygulaması başlatıldı.

16 Ekim'de, arıcılık sektörü için teşvik kanunu çıkartıldı. 21 Ekim'de, Türk vatandaşlarına üç günde vize imkanı sağlandı. 6 Kasım'da, noterliklerde reform kararı alındı. 4 Aralık'ta, Rusya'ya ihraç edilen sebze ve meyve ürünleri için gerekli olan prosedürler kolaylaştırıldı. 14 Aralık'ta, pamuk üretim ve işlemesinde devlet tekeli kaldırıldı. 

Özbekistan'ın diplomasi atağı

2017 yılında Cumhurbaşkanı Mirziyoyev geçmiş dönemde Özbekistan'ın yaşadığı kapalı ve yalnız durumu değiştirme yönünde kararlılığını gösterdi. Özbekistan'ın "iki kere denize kapalı ülke" olarak ekonomisini geliştirmesi için komşu ve bölge ülkeleri ile yakın diplomasi kurması gerektiğini vurguladı. Özbekistan özellikle Orta Asya'da, Kırgızistan ve Tacikistan ile etnik ve su yolları temelli gerginlik içerisindeydi.

İki ülkede bulunan Özbek azınlığa yönelik uygulamalar tepki çekiyordu. Ayrıca her iki ülkenin Özbekistan'ın su kaynakları üzerine hidroelektrik santrali (HES) yapma isteği Kerimov döneminde "savaş sebebi" olarak değerlendirilmişti. Şavkat Mirziyoyev ise, bu iki ülke ile yaşanan bu sorunların üzerine gitme kararı aldı.

Kırgızistan'da Almazbek Atambayev ile görüşerek tarihi anlaşmalara imza atan Mirziyoyev, iki ülke arasındaki 25 yıllık sınır problemlerini çözüme kavuşturdu. Kırgız-Özbek sınırları açıldı ve her iki ülkedeki akrabalar birbirine kavuştu. Ayrıca Kırgızistan ile HES projelerinde ortak hareket etme kararı alındı. Tacikistan'ın Rogun Barajı adlı HES projesine de yeşil ışık yakılarak bu ülke olan gerginliğin de çözülmesi yönünde adımlar atıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile, seçilmesinin hemen ardından Özbekistan'da görüşen Şavkat Mirziyoyev, iki ülke arasında 1990'lı yıllarda yaşanan gerilimleri geride bırakma mesajı verdi. 20 yıl aradan sonra bir Özbekistan Cumhurbaşkanı, 25 Ekim'de Türkiye'ye geldi. Özbekistan ile birçok alanda iş birliği anlaşması yapıldı. Türk Keneşi'nde (Türk Konseyi) bulunmayan Özbeksitan'ın yakın zamanda bu organizasyona da katılması bekleniyor.

Özbekistan, İslam Kerimov döneminde Andican vadisinde yaşanan ve terör ile mücadele iddiası ile binlerce kişinin öldürüldüğü Andican Olayları sonrası Batı devletlerinin büyük tepkisini çekmişti. Afganistan savaşının başında Batı ile iyi ilişkiler kuran Kerimov yönetimi, bu olaydan sonra tüm ilişkilerini kopardı. Batılı ülkeler ve insan hakları kuruluşları, Özbekistan'ı yoğun olarak siyasi tutuklular, basın özgürlüğünün engellenmesi ve anti demokratik uygulamalar nedeniyle hedef olarak gösteriyordu.

Şavkat Mirziyoyev yarattığı reform havası ile Batılı ülkelerle yeniden yakınlaşma içerisine girdi. Mirziyoyev, ABD'de Devlet Başkanı Donald Trump ile görüştü. ABD'de yaşanan terör saldırısında failin Özbek kökenli olması sonrası ABD'li yetkililer ile her türlü işbirliğine hazır oldukları mesajını verdi.

Cumhurbaşkanı Mirziyoyev, BBC'nin Özbekistan servisini ülkeye yeniden davet etti. İnsan Hakları İzleme Örgütü'nü Taşkent'te ağırlayarak ortak çalışma sözü verdi. Özellikle tutuklu siyasiler ile gazetecilerin ardı ardına serbest bırakılması sonrası Batılı ülkeler ile Özbekistan arasındaki yakınlaşma arttı. AB ülkeleri ile de AB Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Federica Mogherini'nin Orta Asya ziyaretinde imzalanan iş birliği anlaşmaları ile ticaretin ve diplomatik iş birliğinin artırılması hedeflendi.

Özbekistan bu dönemde, Uzak Doğu'da da önemli diplomatik hamlelerde bulundu. Özellikle Mayıs ayında Çin'e ziyaret gerçekleştiren Şavkat Mirziyoyev bu ülke ile güçlü ticari ilişkiler kurmak istediğini belirtti. Özbekistan, Çin'in "Bir Kuşak Bir Yol" adlı yeni ipek yolu projesi içerisinde en üst faydayı sağlamayı hedefliyor. Şavkat Mirziyoyev'in bir diğer durağı ise Güney Kore oldu. 22 Kasım'da, Güney Kore'ye bir ziyaret düzenleyen Şavkat Mirziyoyev, burada da milyon dolarlık anlaşmalarla Koreli sermayedarları ülkesine çekmeyi başardı.

Halk ile barışık bir yönetim hedefi

Özbekistan'da eski Sovyet bürokrasisinin baskıcı yönetimini değiştirmek isteyen Cumhurbaşkanı Mirziyoyev bu alandaki reformlarına ilk olarak dini hassasiyetler üzerinden başladı. Ülkede binlerce kişi dini faaliyetlerde bulundukları için gerekçe gösterilmeksizin kara listelere alınmıştı.

Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev döneminde bu kara listelerden binlerce kişi çıkartılarak rehabilitasyon ve topluma kazandırılma sürecine girişildi. Ramazan ayında iftarların sokaklarda ve kamusal alanlarda düzenlenmesinin önündeki engeller kaldırıldı. Cumhurbaşkanı Mirziyoyev bizzat kendisi Taşkent'te ülkenin dini otoriteleri ile bir iftar düzenledi. Özbekistan'da uzun yıllar sonrasında ilk defa geçtiğimiz aylarda ezan tekrar hoparlörden okunmaya başladı.

Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev, 2018'e dair yaptığı konuşmada "halklar hükümetler için değil, hükümetler halklar için çalışır" sözünü dile getirmişti. Bu nedenle Kerimov yönetiminden kalma bürokratlar için büyük bir tasfiye süreci başladı. Çeşitli bakanlıklarda sayısız görevden alınmalar yaşandı. Ayrıca Mirziyoyev, özgür ve özel sektörün sahip olduğu basının güçlenmesi ve teşvik edilmesini vurguladı. 

Bu dönemde birçok tutuklu gazeteci serbest bırakıldı. Ülke dışında yaşayan siyasi suçlulara af getirildi. Ülke içerisinde de birçok siyasi tutuklu serbest bırakıldı. Özbekistan'ın demokratik ve liberal ekonomiye bağlı bir ülke olması yolunda hala büyük bir mesafe olduğu görüşü uzmanlar tarafından paylaşılıyor. Askeri ve siyasi alanda Rusya'nın hegemonyası devam ediyor. Birleşmiş Milletler'de yapılan Kırım işgali sırasında yaşanan insan hakları ihlallerine dair oylamada Özbekistan, Rusya'nın lehine oy kullanan ülkeler arasındaydı.

QHA