ANKARA (QHA) 13 MAYIS 2018 -

Güney Azerbaycan Milli Uyanış Hareketi (GAMOH) Genel Başkan Yardımcısı Elyar Makuyi'nin kaleme aldığı "İran rejimi Güney Azerbaycan Türklerine temkinli davranarak geçici olarak Türkleri kandırmak istemektedir" başlıklı makale, Tahran rejiminin İran'daki Türklere yönelik pasifize etme çabalarına dikkat çekiyor.

Bahsi geçen analizin tam metni şu şekilde:

İran rejimi Güney Azerbaycan Türklerine temkinli davranarak geçici olarak Türkleri kandırmak istemektedir

Güney Azerbaycan Türklerine karşı 1920’lerde Rıza Şah Pehlevi iktidara geldikten sonra aşağılama, asimilasyon, Azerleştirme politikası yürütülmektedir. Bu siyaset 1979’da sözde İran İslam Devrimi’nden sonra da devam etmiştir. Hatta daha da artmıştır. Özellikle son dönemlerde Persler ve Pers ırkçıları Türklere karşı çok sert bir tutum göstermektedir. Türk halkı ise güçlü tarih, dil ve kültürüne dayanarak bu asimilasyon, aşağılama ve Azerileştirmeye karşı direnip, gizli de olmuş olsa kendi varlıklarını koruyup, yaşatıp, ileri götürmüşlerdir.

1995’ten sonra Güney Azerbaycan Türkleri artık kendi istek ve haklarını açıkça dile getirmeye başladı. Rejim ilk başta bunları görmezden gelse de 2003, 2006, 2015’te Türklerin başkaldırılarını gördükten sonra, yine Türkleri kandırmaya çalışmıştır. Türk halkı kendi isteklerinden geri çekilmeyip, medeni savaş ve itirazına devam etmiştir. Kendi imkanlarıyla halkı uyandırıp, kendi varlığına sahip çıkmaya itmiştir.

Bunların hepsinin sonucuyla İran bu kez en üst düzeydeki şahsın, yani dini lider Hameney’ini kendi medyalarında onun "Sen Türkçe konuş okulda Farsçayı öğrenirsin" dediği izletiyi paylaşmışlardır.  Türklerin gönlünü kazanıp, geçici olarak da olmuş olsa itirazların önünü kesmek istemişlerdir. Daha sonra Farslar Cumhurbaşkanı Yardımcısının vasıtasıyla Türklerin dil ve tarihini aşağılamaya çalışmışlardır.

Eski istihbarat bakanı ve şimdiki cumhurbaşkanı etnikler ve azınlıklar yardımcısı Ali Yunusi şunları söylemiştir: "İran’da tek bir (etnisite) vardır ve Fars olmayanların aslında köken olarak Farstır ve Azerbaycanlılar aslında Türk değil Farstır. Sadece 300-400 yıldan beri Türkçe konuşuyorlar. Azerbaycan’da konuşulan Türkçe Farsçalaşmış ve Türkçe olma özelliğini yitirmiştir."

Türk milleti bunu duyar duymaz cumhurbaşkanı Ruhani Tebriz’e gelince onu protesto etti. Irkçılık ve Farsçılığa karşı sloganlar atarak Türklüklerini savundular.  Hatta Ruhani konuşurken, "Azerbaycan bir olsun merkezi Tebriz olsun, haray haray ben Türk’üm, Türk dilinde okul olmalıdır herkese" sloganları atarak ona artık İran diye bir bölgeyi önemsemedikleri iletisini vermişlerdir.

Bu arada rejim elemanları tekrardan meydana gelerek halkı kandırmak isteyip, yalan, boş konuşmalarla itiraz ve protestoları bastırmak istemiştir. Örneğin Hamameyi’nin şehirlerdeki temsilcileri yani cuma imamları hutbelerde biz Türk’üz, kimse bizim dilimize, tarihimize dokunamaz sözleri ile konuşmaya başlamıştır. Ama en önemlisi şu ki bunlar sadece konuşmaktalar ve hiçbir icraat yoktur, olmamıştır. Örnek olarak Erdebil cuma imamı önceki hafta, Culfa Cuma imamı bu hafta biz Türk’üz, üç bin yıllık tarihimiz var deseler de Güney Azerbaycan Türklerinin bir tane bile kendi dilinde okulu yoktur. Araştırmalara göre Güney Azerbaycan Türklüğünün çoğunluğu artık kendisini Farslardan ayrı görüp, İran adında bir bölgeyi kabul etmemektedirler. Herkes onlardan kimliklerini sorunca Türk’üm, Azerbaycanlıyım cevabını vermekteler. Rejim ise bunu idrak edip, son çabalarını göstermektedir. Hatta Türkiye halkının, Güney Azerbaycan Türklüğü konusunda bilinçlenmesi ve haberdar olması onları korkutmaktadır.

Elyar MAKUYİ

GAMOH Genel Başkan Yardımcısı

Mayıs -2018

QHA