QHA - ÖZEL -

Bulgaristan'da Oğuz-Türkmen ve Kırım Tatar kökenli yüzbinlerce Türk yaşıyor. Yakın zamanda Bulgaristan’da gerçekleşen ve ülkede bir rutin haline gelen erken seçimler, Bulgaristan Türk Topluluğu açısından da ayrı bir önemi haizdi. Türk Toplumunun 25 yıldır “resmi” partisi olarak bilinen Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) ilk kez böylesine güçlü bir zemin kaybetmişken gerçekleşen olaylar Türkler arasındaki bölünmeyi de gözler önüne serdi.

Hak ve Özgürlükler Hareketi, Bulgaristan’da baskı dönemi olarak bilinen 1980’lerde Türk Ulusal Kurtuluş Hareketi adıyla kurulan yeraltı yapılanmasının partileşmiş hali olarak toplumsal hafızada yer ediyor. Partinin kurucularından Ahmet Doğan, dönemin Bulgaristan Komünist Partisinin adanmış bir üyesi olmakla beraber, aynı anda Türk Ulusal Kurtuluş Hareketinin içinde de yer almış, Bulgaristan’ın demokratikleşmesi ile kurulan HÖH’ün kurucusu olmuştu.

HÖH, şimdiye dek Bulgaristan’daki azınlık haklarının savunucusu pozisyonunda merkez-sol bir siyaset izlemişti. Bu kapsamda müslüman Türklerin, Gagavuz Türklerinin, Türkçe konuşan Çingenelerin ve Pomakların oyları olmak üzere toplamda %20’yi aşan bir kitlenin oylarına talip olmuştur. Ancak birçok kez koalisyon ortağı olmasına rağmen sözlerini tutmakta acze düştüğü gibi, Bulgaristan’ın en mafyatik ve yolsuzluğa bulaşmış partisi olarak kötü bir şöhret yaydığı da dillendirilmiştir. Partinin kurucusu Ahmet Doğan’ın şahsi servetinin dudak uçuklatması bir yana, birçok defa koalisyona girmesine rağmen Türklerin statüsüne hiçbir adım atmadığı muhalifleri tarafından sık sık dile getirilmektedir.

Bulgaristan’ın en karanlık isimlerinden Pomak kökenli mafya Delyan Peevski'nin de HÖH üyesi olup partinin ileri gelenlerinden olması, partiyi halk nezdinde korkutucu kılmaktadır. Dahası Peevski 2013 yılında Savunma Bakanı olarak atanmış ancak kendisine karşı başlayan ulusal çapta protestolar sonucu istifa etmek zorunda kalmıştır. Delyan Peevski aynı zamanda Bulgaristan’ın en büyük medya patronu olup kaçak sigara baronu olarak ün salmıştır. MASAK raporlarına göre PKK ile bağlantısı olduğu tespit edilen Delyan Peevski’nin paravan şirketlerinin Türkiye’de faaliyet göstermesi de yasaklanmıştır.

Dahası, ülkedeki tarım ve hayvancılık sektörünü elinde bulunduran Türkler, HÖH’ün koalisyona girip Tarım Bakanlığı'na sahip olduğu dönemde tarım sektörünü de kaybetmiştir. Tarım Bakanlığı, Avrupa Birliğinden gelen fonları ekseriyetle Bulgaristan’daki mafyatik oligarklara tahsis etmiş, oligarklar da Türklerden topraklarını tehdit yoluyla satın alarak ülkedeki tarımı tekeline almıştır.

Ülkede hala kamusal alanda Türkçe konuşma para cezasına tabi olup 1980’lerde kişilere zorla verilen Bulgarca isimler hala bazı belediye kayıtlarında işlem yapılırken esas alınmaktadır. Kısacası HÖH, iktidar erkini ele geçirmesine rağmen Türklerin sorunlarına hiçbir çözüm üretemediği gibi, Türklerin durumunun daha da kötüleşmesine vesile olan siyasi hamlelere imza atmıştır. Bu dönemde Adalet ve Kalkınma Partisi’nin desteğini alan Hürriyet ve Şeref Halk Partisi kurulmuş ancak siyasi bir başarı gösterememiştir.

2013 yılına gelindiğinde Ahmet Doğan aktif siyaseti bıraktığını açıklamış ve koltuğunu Türk milliyetçisi kimliğiyle bilinen Lütfi Mestan’a bırakmıştır. Mestan, girdiği ilk genel seçimde partiyi Bulgaristan’ın ikinci partisi haline getirmiş ve Türklere yeniden umut olmuştur.

Ancak 2015 yılının Aralık ayında Türkiye’nin Rus uçağını düşürmesi Bulgaristan siyasetinde de büyük bir krize sebep olmuştur. HÖH adına açıklamada buluna Lütfi Mestan, NATO üyesi Bulgaristan’ın müttefiki Türkiye’nin arkasında olduğunu, Türkiye’nin Rus uçağını vurmakla haklı olduğunu belirtmiş ve bunun üzerine alelacele toplanan HÖH Merkez Yürütme Kurulu, kendi genel başkanını partiden ihraç etmiştir. HÖH sonrasında yaptığı açıklamada Türkiye’yi Rusya’nın terörle mücadele çabalarını baltalamakla suçlamış, Bulgaristan’ın Rusya’ya yakın durması gerektiğini belirtmiştir.

Böylece Avrasyacı çizgisini açıkça ilan eden HÖH’e karşı Lütfi Mestan NATO ve AB yanlısı, Türk Milliyetçisi çizgide DOST Partisini kurmuştur. DOST Partisi, AKP destekli kurulan Hürriyet ve Şeref Halk Partisi ile beraber DOST Birliği adı altında birleşmiştir.

2016 Cumhurbaşkanlığı seçiminde HÖH, Rusya’nın desteklediği ve Komünist dönem askerlerinden olan General Rumen Radev’i desteklemiş, buna karşın DOST Birliği AB yanlısı liberal aday Tsetska Tsacheva’yı desteklemiştir. Ancak Türklerin ekseriyeti HÖH’ün desteklediği adaya oy vermiş olması DOST açısından Genel Seçimlerde yaşanacak hezimetin habercisiydi.

Geçtiğimiz Mart ayında düzenlenen genel seçimlerde HÖH’ün oyları 6 puan gerileyerek % 8.99’a düştü, buna karşın DOST Birliği ise % 2.86 oy alarak % 4 barajını aşamadı. Son genel seçimin kaybedeni Türkler oldu demek mümkün. 2014 Genel Seçimlerinde ikinci partiyken bugün 4.parti haline gelmiş ve zamanında %20’leri bulmuş bir hareket bugün büyük bir bölünme yaşamıştır. DOST Birliği, seçimlerden sonra siyasete devam edeceğini ve Türklerin içine sokulmuş eski Komünist Parti ajanları olan HÖH’ün yerini alacağını açıklamıştı. Buna karşın HÖH de, DOST’u oyları bölerek Türklerin siyasi gücünü kırmakla suçlamaya devam ediyor.

Önümüzdeki yıllarda Bulgaristan Türkleri daha derin bölünmeler yaşayacak gibi görünüyor.

Emir Gürbüz

QHA