ANKARA (QHA) - 13 AĞUSTOS 2018 -

15 Temmuz hain darbe kalkışmasının üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen yankıları hala devam ediyor. Türkiye için dönüm noktası olan bu hain girişimin ardından cemaatlere yönelik operasyonlara kısa süre önce yenileri eklendi. Önce "Adnan Hoca" olarak bilinen Adnan Oktar ve sözde cemaatine ve hemen arkasından Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Haydar Baş’ın başında bulunduğu cemaate operasyon düzenlenerek, malvarlıklarına el konuldu. Bu iki ismin ortak noktasında ise bir ülke dikkat çekiyor: Rusya!

ADNAN OKTAR NEDEN GÖZALTINA ALINDI?

Çengelköy’deki evine operasyon yapılan Adnan Oktar’a birçok suçlamayla gözaltına alındı.

Oktar'ın gözaltına alınma sebepleri şunlardı: Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, çocukların cinsel istismarı, cinsel saldırı, reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması veya alıkonulması cinsel taciz, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, siyasi ve askeri casusluk, dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, özel hayatın gizliliğini ihlal, resmi belgede sahtecilik, terörle mücadele kanununa muhalefet, tehdit, cebir, iftira, halkı askerlikten soğutma, hakaret, suç uydurma, yalan tanıklık, nitelikli dolandırıcılık, kaçakçılıkla mücadele kanuna muhalefet, vergi usul kanununa muhalefet, rüşvet, eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi, eziyet, kişisel verilerin kaydedilmesi siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin engellenmesine dair kanuna muhalefet.

ADNAN OKTAR KIRIM’I RUS TOPRAĞI OLARAK GÖRÜYOR

Birçok yüz kızartıcı suçtan gözaltında bulunan Adnan Oktar 13 Ocak 2017 tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalarda “Kırım’ı Rus toprağı” olarak gördüğünü utanmadan ifade etmişti.

ADNAN OKTAR’IN KİRLİ RUSYA, İRAN, ÇİN ve İSRAİL İLİŞKİLERİ

Adnan Oktar emniyette verdiği ifadesinde kirli ilişkileri için şu ifadeleri verdiği biliniyor:

"Bizim İran, Rusya ve Çin'le de ilişkilerimiz iyi. Sadece İsrail değil oralara da heyetler göndeririz. İsrail'den çantalar dolusu altın para geliyor deniyor. Misafir ettiğimiz hahamların uçak biletlerini bile biz alıyoruz. Eğer Türkiye'yi İsrail'e sevdirmeseydik, ABD 24 Haziran'dan sonra Ermeni Soykırımı'nı tanıyacaktı. Biz sempati kanallarını kullandık, İsrail'in güçlü bir devlet olduğunu kabul etmek gerek. Onunla gerilim İngiliz derin devletinin oyunudur."

ÜÇGENİN DİĞER KENARI: RUSLARLA YAKIN İLİŞKİLERDE BULUNAN HAYDAR BAŞ

Bilindiği gibi en son Haydar Baş'ın mal varlığına tedbir konularak, yurt dışına çıkış yasağı getirildi. Ortağı Mustafa Eraslan'ın 6 milyon lira değerindeki mal varlığına el koyduğu iddiasıyla yargılanan BTP Genel Başkanı Haydar Baş hakkında iddialar bunula da sınırlı değil. Eraslan’ın eşi, “Haydar Baş kocamı ölümle tehdit etti, kızlarımı da tecavüzle tehdit etti” diyerek, olayın bir başka yüzünü de ortaya koyuyor.

Hakkında "Nitelikli yağma ve açığa imzanın kötüye kullanılması" suçlaması bulunan Baş hakkında karar çıktı.

 “ERGENEKON BELGELERİ’NDE FETHULLAH GÜLEN VE CEMAAT-DESTEK YAYINLARI”

Nedim Şener’in 2009 yılında yazdığı “Ergenekon Belgeleri’nde Fethullah Gülen ve Cemaat-Destek Yayınları” adlı kitabında Haydar Baş’ın bir tarikat lideri olduğunu belirterek, şu sözlere yer veriyor: “Genelkurmay Başkanlığı’nın Mayıs 2002 tarihli tarihli bir raporunda Kadiri Tarikatı ve Haydar Baş ile ilgili şu bilgiler veriliyordu: Amacı: Devletin; sosyal, iktisadi ve hukuki temel nizamlarını dini esas ve inançlara göre düzenlemektir. Stratejisi: Anılan grup, devlet ile kavgalı olmamaya özen göstermekte, bu amaçla Atatürk’e ve TSK’ya sahip çıkmakta, siyasi faaliyet göstererek etkinliğini arttırmakta, eğitim ve basınyayın faaliyetlerine özel önem vererek taban genişletmeye çalışmaktadır.

Günümüzde faaliyet gösteren önemli Kadiri grupları;

1 - Haydar Baş Grubu,

2 - Galip Hasan Kuşçuoğlu Grubu.

Raporun son kısmında, Haydar Baş ile ilgili şu not yer alıyordu: Tarikat, lideri Haydar Baş’ın kişisel yaşantısına ve MİT ile varlığı iddia edilen ilişkisine duyulan tepki nedeniyle diğer tarikat ve cemaatler tarafından desteklenmemektedir.”

ADNAN OKTAR VE HAYDAR BAŞ’IN SÖZDE ATATÜRKÇÜLÜKLERİ

Çocuk yaştaki kızları kandırmak dahil hakkında birçok suçtan yargılanan Adnan Oktar'ın ve zimmetine para geçirmek, başka ülkelerle anayasaya aykırı bir şekilde anlaşma imzalayan Haydar Baş, sözde Atatürkçülük maskesi takarak gerçek yüzlerini saklamaya çalıştıkları fark ediliyor.

Adnan Oktar’ın iki ciltten oluşan “Atatürk”, Haydar Baş’ın ise “Hoş geldin Atatürk” adlı kitapları bilniyor. Sözde Atatürkçü olduklarını iddia eden Oktar ve Baş'ın cemaat yapılanmalarını saklamak için bu tip bir illüzyon oluşturmaya çalışmaları açıkça görülüyor.

KİM KİME DUM "DUMA"

Haydar Baş’ın Rus sempatizanlığının ikili ilişkilerle ortak anlaşmalara imza atacak kadar ileri boyutta olduğu biliniyor.  Bu noktada DUMA'nın diğer kripto yahut terör yapılanmalarıyla olan ilişkileri dikkati çekiyor.

Hatırlanacağı üzere Rusya Parlamentosu'nun alt kanadı Duma'ya bağlı Jeopolitik Konular Komitesi'nde, 10 PKK'lı Kürt grubu çalışma yapmış bu Komite yardımıyla, PKK lehine Moskova'da konferanslar hazırlanmıştı.

Rusya’da bulunan PKK destekli Kürt Parlamentosu, Rusya Parlamentosu Jeopolitik Konular Komitesi’nin desteği ile Moskova'da "Rus ve Kürt Halkları Arasında İşbirliği Konferansı" adı altında bir toplantı düzenlemişti.

Bu sözde sürgünde Kürt Parlamentosu'nun Yürütme Komitesi üyesi Rüstem Broy konferansın resmi program broşürlerinde, "Duma Jeopolitik Konular Komitesi Uzmanı" sıfatıyla tanıtılmış, bazı Rus Milletvekillerinin de konuştuğu bu konferansın oturum başkanlığını yürütmüştü. PKK'nın Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ve Doğu Avrupa ülkeleri sorumlusu olarak tanıtılan Mahir Velat, Kürt sorununun çözümü için Rusya'ya "tek başına" arabulucu olma teklifinde bulunduklarını açıklamıştı. Velat, toplantıya ara verildiği sırada bir grup gazeteciye yaptığı açıklamada da, "Jeopolitik Komite'de 10 kişilik Kürt grubumuz çalışma yapmaktadır. Bu bizim için büyük başarıdır" diye konuşmuştu. Moskova'da "sosyal örgüt" olarak faaliyet gösteren Kürt kuruluşlarının PKK bağlantıları bu konferansla açığa çıkmış gazeteci ve konuşmacılar da dahil toplam 50-60 kişinin katıldığı konferansta, Türkiye sık sık "Pan-Türkizm"le suçlanırken, "Rusya'yı parçalamaya çalışan" ABD, İngiltere ve Türkiye'ye karşı Rusya'nın önlem alması teklifini sunmuşlardı. Konferansın program broşürlerinde, "PKK'nın bir kolu olan ERNK'nın, BDT ve Doğu Avrupa Ülkeleri Sorumlusu" olarak yer verilen Velat'ın PKK'nın en üst düzey birkaç şefinden biri olarak tanındığı ve yıllardır Moskova'da barınmasına göz yumulan bir kişi olduğu ortaya çıktı.

DUMA YPG’NİN ORTAKLARINDAN BİRİ

Suriye’de faaliyetlerini sürdüren terör örgütü YPG’nin dünyada birçok destekçileri bulunuyor. En büyük destekçilerinden birisi de Rusya. Rusya Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Aleksandr Botsan-Harçenko, PKK ve PYD’yi terörist örgütler olarak görmediğini vurgulamıştı. Botsan Harçenko, "Rusya’da bu örgütler resmi olarak teröristler listesinde değildir. Bu bir gerçek, durum böyledir" açıklamasını yapmıştı. "Türkiye bizim için önemli bir müttefiktir" açıklamaları yapan Rus hükümetinin terör realitesine rağmen ‘PKK ve PYD terör örgütü değildir’ demesi Türkiye’yi nasıl bir müttefik olarak gördüğünü açıkça belli etmişti.

ADNAN OKTAR-HAYDAR BAŞ İLİŞKİSİ

Adnan Oktar zamanında "Türkiye’ye bir baş gerekli, bir insanın kendi mehdi olarak görmesi kötü bir şey değil." dediği biliniyor.

Nitekim Oktar sahibi olduğu A9 kanalında yaptığı bir programda Haydar Baş için şu sözleri kullanmıştı: “Türkiye’ye bir baş gerekiyor o da Haydar Baş. İnşallah Haydar Baş’ı başa getireceğiz. Haydar Baş’ın Atatürkçülüğüne gelirsek; bence samimi söylemler. Eğer Haydar Baş Atatürkçü değilse Türkiye’de Atatürkçü sayısı 10 binde 1 olur. Haydar Baş Atatürk’ün bazı yönlerini tasvip etmiyor olabilir. Haydar Baş boş yere yıpratılıyor kendisi Türkiye’ye zararlı biri değildir. Ayrıca Haydar baş kendini mehdi olarak görebilir bu da kötü bir şey değildir”.

 

Berkay BİGEÇ

QHA