3 Eylül 2014 Е-Bülten Sitene ekle ?Örn: Kırım+Akmescit+bayrak

İçten: Kırım Tatar kadınlarını Türkiye’ye davet etmiyorum

Toplum - 23 Ağustos 2013 17:59
İçten: Kırım Tatar kadınlarını Türkiye’ye davet etmiyorum

İSTANBUL (QHA) - İstanbul Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Celal İçten, Kırım’da derneğe yöneltilen eleştirilere cevap olarak, “Ben, Kırım Tatar kadınlarını Türkiye’ye gelip para kazanmaları için davet etmiyorum, ancak onlar Türkiye gelip bizim derneğimize başvurduysa onları misafir ediyoruz” dedi.


Ukrayna vatandaşlarının para kazanmak için maddi olarak daha başarılı komşu ülkelere gitmesi, nadir görülen bir olay olmaktan çıktı ve sosyal bir olgu oldu. Sınırların açılmasından sonra, deneyim paylaşımı ve ticari ilişkilerin kurulması için devlet yetkilileri, işadamları ve sanatçıların yanı sıra daha fazla para kazanmak için sıradan vatandaşlar da yurtdışına gitmeye başladı.


Kırım Tatar kadınları için bu ülkelerin başında Türkiye geliyor. Coğrafi yakınlığı, daha yüksek yaşam seviyesi, Türkiye’nin dışarıdan gelenlere kapılarını açık tutması, din ve dil ortaklığı, akrabalık ilişkileri, tüm bu faktörler yurttaşlarımızın Türkiye’ye gitmelerini sağladı. Çocuklara, yaşlılara bakma, ev hizmetciliği gibi işler en yaygın ve erişilebilir işler olduğu için Türkiye’de “kadın” ellerine talep bulunmaktadır.


Türkiye’ye giden her bir kadının kendi hayat hikayesi var. Onlarla sohbet ettiğinizde onlar size çok şey anlatır. Birileri şanslı ve iyi ailelere hizmet ediyor ve aileler arasında dostluk kuruluyor. Bazıları ise tam tersine çok katı koşullarda çalışıyor ve işverenlerinin çeşitli kaprislerine katlanıyor. Ancak Türkiye’ye gelen her kadın kendi tercihini kendisi yapıyor.


Kadınların ortalama aylık maaşı yaklaşık 700-800 doları buluyor. Çoğunun aile ile beraber yaşadığı ve herhangi bir harcama yapmadığı dikkate alınırsa bu çok iyi para.


Türkiye’nin en büyük ve en zengin şehri olan İstanbul, Kırım Tatar kadınlarının para kazanmak için en çok tercih ettiği şehirlerin başında geliyor. Kendilerine bir iş buluncaya kadar İstanbul Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği onlara geçici barınak sağlıyor.


İstanbul’un Fındıkzade semtinde bulunan derneğin 6 katlı binasının üst katında misafir odaları bulunuyor. Kadınlar iş buluncaya dek bu odalarda birkaç gün kalıyor.


Derneğin  kuralları var. Örneğin, Türkiye’ye para kazanmak için birkaç yıl önce gelen bir kadın idarecilik görevi üstleniyor. Saat 21.00’dan sonra binaya giriş ve çıkış yasaktır. Dernekte kalan her bir kadın binada kullanılan su ve elektrik için katkıda bulunuyor,10 TL ödüyor. Türkiye’deki fiyatları biraz bilenler bunun İstanbul için çok düşük bir ücret olduğunu bilir.


Ancak son zamanlarda Kırım’da derneği eleştirenler ortaya çıkmaya başladı. Örneğin, Kırım’dan gelen kadınlara yardım eden derneğin bu faaliyetini kabul edilemez buluyorlar. Kırım’da “Dernek neden bunu yapıyor? Dernek neden otel haline getirildi? Kırım Tatar kadınları üzerinden para mı kazanıyorlar?” gibi fikirler dillendiriliyor.


QHA, tüm bu sorulara cevap bulmak için Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Celal İçten’e müracaat etti.


- Celal Bey, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesi Türkiye’deki Kırım Tatar dernekleri arasında en uzun zaman ve aktif şekilde çalışan bir dernektir. İstanbul Şubesinin faaliyetleri hakkında bize kısaca bilgi verir misiniz?


- İstanbul Kırım Derneği 1952 senesinde kurulmuş. O zamanki kuruluş amacı Sovyetler Birliğinin yani Rusların zulmünden kaçıp İstanbul’da yerleşen Kırım Tatarlarının ve o muhaceret esnasında birbirlerine yardım edilmesiydi ve bir yerde toplanma yerinin kurulmasıydı. Böylelikle İstanbul Derneği diasporada kurulan ilk dernek sayılır.


Bu dernek ilk başta kendi aralarında yardımlaşma, sonra ilerleyen yıllarda Kırım’da yaşanan faciayı bütün dünyaya, hür dünyaya duyurmak için bir araç olarak kullanılmıştır. O arada Emel dergisinin Türkiye’de çıkmaya başlaması, Müstecib Ülküsal ve onun arkadaşları bu davaya dâhil olup bütün hür dünyada Kırım Tatarlarının başına gelen olayları dünyaya duyurmak ve sürgünde yaşayanlara destek olmak ve böylece Kırım Tatar problemini duyurmak için çalışmışlar. İlerleyen yıllar içinde de cemaat yine Tepreçler ve dini günlerde, sürgün günlerinde camilerde toplanmıştı. Bu birlikteliği devamlı korumuşlar ve canlı tutmuşlar. Ama Sovyet Birliği dağıldıktan sonra İstanbul, Kırım’ın kapısı olmasından itibaren İstanbul Kırım Derneği daha çok hareketlenmeye başladı. O zaman hazırlıklı olmadığımız, bilmediğimiz problemlerle karşılaşmaya başladık.


– Neydi bu problemler?


– Akrabalarını arayan insanlar hem Kırım’dan, hem Türkiye’de yaşayan Kırım Tatarları ve Kırım Tatarlarının sürgünden Kırım’a Orta Asya’dan dönüşü ve oradaki problemlerini yine hür dünyaya duyurmak lazımdı. İşte o zaman Türkiye’deki genel başkan olan (eski Turizm Bakanı, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı) Dr. Ahmed İhsan Kırımlı'dan büyük devlet tecrübesi ve destek işini bilmesi, yardım teşkilatlarının hareketlerini ve nerden ne alacağını bilmesi, nasıl duyuracağını bilmesi Sovyetler Birliği’nin kapısı açıldıktan sonra hem Kırım’daki ve Türkiye’deki problemlere de bir soluk getirdi. Derneklerin, yani kurumsal yapıların varoluş sebebi bu dernekler üzerinden Kırım’dan sürgün edilen soydaşlarımıza yardım etmektir. Devlet imkânları da harekete geçirildi. İşte Türkiye’de yaşayan devlet adamlarının Kırım’a getirilmesi için çalışıldı. Bunlardan en büyüğü, 1994’te o zamanki Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Kırım’a ziyaretidir. Birçok olay olmuştu, o zaman halkımız onu çok iyi karşıladı. İşte bu diasporada yaşayan Kırım Tatarlarından gelen, bana göre, en büyük işlerinden birisi bu. Çünkü Süleyman Bey Kırım’a gelip, Türkiye Cumhuriyeti adına 1000 konut sözü verdikten sonra devlet ilgisini ve yönünü Kırım’a çevirdi.


“Biz hem yardım diyoruz, hem de gözümüz kulağımız olan Kırım’daki Tatarların haklarını koruyoruz. Onlar bizim akrabalarımızdır ve onların Türkiye’de akrabaları var. İşte bizden bir şeyler istiyor” denilmeye başlandı. Oradaki Ukrainler ve Rusların Kırım Tatarlarına bir şeyler yaparken daha dikkatli davranmalarına sebep oldu.


Devlet adına '1000 konut' sözü verilmesi orada Türkiye’nin teşkilatının kurulmasına sebep oldu. Çünkü devlet, kurumsal olarak yardım yapar. Bu amaçla orada TİKA (koordinatörlüğü) kuruldu.


Süleyman Demirel’in Kırım’a gelmesi de aslında Türk Dünyasında da bazı şeylerin hangi kanallarla yapılacağının başlangıcı oldu. TİKA vasıtasıyla Kırım ve bütün Türk coğrafyasındaki insanlarına yardım edildi. Aslında bu Osmanlı İmparatorluğunun mantığıdır. Çünkü bugün TİKA Afrika’dan tutun Asya’ya kadar her yerde Müslümanların ve Türklerin yaşadığı yerde hizmet ediyor. Osmanlı İmparatorluğu da böyle yardım yapmıştı, kendi akrabalarını kendi dindaşlarını korudu.


Dernek, siyasi teşkilatları ve yardım kuruluşlarını harekete geçiren bir teşkilat oldu.


Bunun dışında Türkiye’ye okumaya gelen talebelere destek vermeye başladı.


Rahmetli Ahmed İhsan Kırımlı’dan Allah razı olsun, devlet düzenini bildiği için büyük işler yaptı. Hepimiz gençtik, bir şeyler yapmak istiyorduk ama tecrübemiz Ahmed Amcamız kadar yoktu. Onu dinleyerek, onun gösterdiği yoldan ilerledik.


Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’nun mücadelesi üzerinden Kırım tanınıyor. Ahmed İhsan Kırımlı da onun sayesinde Kırım’dan talebeleri Türkiye’deki üniversitelere yerleştiriyordu.


20 sene içinde binlerce çocuk devlet burslusu olarak üniversite okudu. Sovyet mantalitesinden uzaklaştılar. Bu çocuklar Kırım’a dönerek farklı işler yapmaya başladı. Ticaret yaptılar zengin oldular. Bazıları siyasete adım attı.


Dernek ayrıca birçok kampanyaya destek veriyor. “Kırım’da Bir Çocuk Okut!” kampanyası başladı, “Kırım’da Evimizi Geri Verin!”, “Kırım’da  Çocuklar Ölmesin!” gibi kampanyalara destek verdik, veriyoruz. Bu faaliyetler hakkında bütün dünyaya bilgi paylaşıyoruz.


Bunun dışında dernekte her Cuma günü çeşitli konularda, dünyanın çeşitli problemleriyle ilgi Cuma Konferansları yapılıyor. Derneğimizde bu konferansları uzman kişiler veriyor. Bu konferansları internet vasıtasıyla yayınlıyoruz.


Son 5 yıl içinde 3 ayda bir çıkan 12 bin tirajlı Bahçesaray dergimiz var. Dergi bütün dünyaya ücretsiz olarak dağıtılıyor. Bu çok profesyonel bir dergi değil ama bazı büyük ihtiyaçlara cevap verdiğini zannediyorum.


– Halen derneğin bulunduğu bina ikinci bina mı? Eskiden dernek nerede bulunuyordu ve şimdiki binaya ne zaman geçtiniz?


– Önce 2 odalı dernek merkezimiz vardı, Topkapı’ya yakındı. Şimdi Fındıkzade’de bulunuyor. Yeni merkezimiz 6 daireli. Bu derneğin kendi malıdır. Onu biz kendimiz kurduk. Bir kısmını İstanbul Kırım Derneği karşıladı. Eksik olan paramızın da büyük bir kısmını Ankara’dan Ahmed İhsan Kırımlı karşıladı. Onun desteği ve gayretiyle aldık. İstanbul Kırım Derneğinin buna ihtiyacı vardı. Kiralık tutamazdık. Kira masrafının olmaması lazımdı. Ahmed İhsan Kırımlı her zaman şunu söylerdi: “Kırım davası uzun soluklu bir iştir. Sabırla çalışırken bir de o kira problemleri önümüze çıkmasın. Yani kendi malımız olursa daha iyi hareket edebiliriz, bizi sıkıntıya sokmaz” derdi Ahmed amcamız.


Bu Kırım Derneği herkese açık. “Ben Tatarım” diyene de açık, “Ben Tatarları seviyorum” diyenlere de açık. “Ben Kırımlıların problemini biliyorum, yardım etmek istiyorum” diyen herkese de kapımız açık. Herkes bu dernekte Kırım için çalışabilir.


– Binanın üst katında Kırım’dan Türkiye’ye çalışmak amacıyla gelen kadınlar kalıyor. Onlara yer ayırmaya ne zaman karar verdiniz? Kadınların talebi üzerine mi bunu yaptınız?


– Dernek 6 katlı. Bir katında Emel Vakfı var, orasını derneğin kütüphanesi olarak kullanıyoruz. Üstündeki katta da Kırım’dan Türkiye’ye çalışmaya gelen kadınlarının misafir olarak kısa konaklamaları için kuruldu.


– Biraz ortamı anlatır mısınız? Kaç kadın, kaç oda var? Derneğe ne kadar ödeme yapılıyor? Sizi nasıl buluyorlar?


– Her katta 3’er oda var. Onların tuvaleti, banyosu var ve kadınlar sadece iş bulana kadar kalıyor. Yoksa nerede kalacaklar ki? Sokakta kalamazlar.


Burada kadınlar en fazla 10 gün kalabilir. Onlar Türkiye’ye geldikten sonra ne yapacağına 10 gün içinde karar vermeli. İş bulup çalışıyorlar. Akşam saat 21.00’de kapılar kapanıyor. Girdikten sonra dışarı çıkamazlar. Ben o kadınlardan aldığım 10 lira  parayla kaldıkları zaman harcanan elektriğin, suyun faturalarını ödüyorum.


– Kırım’da bazı kimseler Kırım Türkleri ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesi’nin yönetimini, kadınların dernekte kalmasından dolayı eleştiriyorlar. Buna ne diyorsunuz?


– Kırım Tatar kadınlarını Türkiye'ye çalışmak için ben davet etmiyorum. Ama 20 senedir Kırım’a gidip geldiğim için, Kırım’daki zor durumu ve oradaki sıkıntıları biliyorum. İnsanlar Kırım Derneğinin kapısına geldiği zaman kimsenin yüzüne kapıyı kapatamam.


Benim ailem Kırım’dan çıktığından beri, bu Kırım faciası doğduğumdan itibaren kulağımızda. Şimdi bu sözleri kimin söylediğini de biliyorum. Onları Allah’a havale ediyorum. Olaylara kalp gözünden baksınlar. Ben kimsenin eşini buraya davet etmiyorum. Oradaki erkekler de eşlerine sahip çıksınlar.


Burası insani yardım derneği. Bu dernek Kırım’da vatan mücadelesi yapıp da yola çıkmış, ya da yolda kalmış birilerine, yardıma muhtaç olanlara yardım etmek için kurulan bir dernek. Para kazanmak için kurulan bir ticarethane değil burası.


– Kadınların burada kalması kanuna uygun mu?


– Elbette. Türkiye devleti bile bu tür şeylere kolaylık sağlıyor. Yurt dışından, yani Özbekistan’dan, Kırım’dan, Rusya’dan, Ukrayna’dan gelip çalışan birçok kadın var. Onlar gelip müracaat ettiği zaman oturma iznini alabilir. Burada yasa dışı yapılan hiçbir şey yok!


 Örneğin kadın Türkiye’ye geliyor, vizesi varken kimin yanında çalışacağını söylüyor. Çalıştıracak olan adam gidiyor devlete, diyor ki, “Ben bu kadını yanımda çalıştıracağım.” Türkiye Cumhuriyeti de yabancı kadına geçici bir kimlik numarası veriyor. O da kimlik numarasıyla bu kadını sigortalı yaptırıyor ve kadın çalışmaya başlıyor. O belgelerle de gidiyorsunuz polise, polis ise çalışma müsaadesi veriyor.

– Bu kadınlardan dernekte bulunmasından rahatsız mısınız? Gitmelerini ve binanın boşaltılmasını ister misiniz?


– Bu durumdan ben çok rahatsızım. Benim milletim hizmetçi değil ki! Niye gelsin Türkiye’de hizmet etsin? Bundan üzüntü duyuyorum. Ama yapabileceğim bir şey yok ki başka.


Bu durumda amacım sadece yardım etmektir. İnanın ki, ben bir Türk vatandaşına dernek binasında olan yeri kiraya versem, oradan alacağım para bir yana, ne elektrik parasını ne de su parasını düşünmeyeceğim.


– Kadınların Kırım’da kalan erkeklerine, eşine, babasına, ağabeyine ne demek istersiniz?


– Benim karım olsa ben göndermem. Ama şartlar ve imkânlar belli. Halkımızın sürgünde, Özbekistan’da yaşamaya başladıkları zaman neler çektiklerini iyi biliyorum. Ben bir kimseyi nasıl suçlayacağım? Sen kardeş, bu kadını niye gönderdin buraya diyecek miyim? Ben onların nasıl geçindiğini nereden bileyim. Ne sıkıntıları var, kaç tane çocuğu var, çocuklarının okuma parası var mı? Ekmek almaya parası var mı? Bilmediğim bir aile yapısına nasıl bir yorum yapabilirim ki? Göndermeseler iyi olur. Eşlerine sahip çıksınlar. Ama şunu da söylemek istiyorum: Derneğe gelip giden kadınlar emniyetteler. Burada dernekte kadınların başkanı var. O da onlarla iyi şekilde ilgileniyor.


Benim de ailem var benim de yarın ne olacağım belli değil. Yarın benim de karım bir yere çalışmaya giderse ne diyecekler bana?


– Kırım'da dernek hakkında bu laf çıkartanlara ne diyeceksiniz?


– 20 seneden fazla bu İstanbul Kırım Derneğinde başkanlık yapıyorum. Allah şahidimdir, ben iyi iş yapmaya çalışıyorum ve onlara da kalp gözümden bakıyorum. Benim kapıma kim gelirse o benim namusum ve şerefimdir.


Bence Rusların Kırım Tatarlarına karşı gerçekleştirdiği facianın neticeleridir bu. Bugün Kırım’da da 20 sene geçirmemize rağmen hâlâ hiçbir şey değiliz. 100 vekilli Kırım Parlamentosunda hâlâ nüfusumuz oranında temsil edilemiyoruz. Onun mücadelesini yapsınlar. Siyasi konularda mücadele etsinler. Kırım Tatar Milli Meclisine sahip çıksınlar. Bölünmesinler! Bölmek isteyenlere de alet olmasınlar. Orda zaten milletimizi de bölerlerse dikkatleri başka taraflara çekerlerse başka şeylerle meşgul olursa iyi olmaz.


 


Söyleşi: Gayana Yüksel

QHA

En çok okunan haberler En çok izlenen videolar En çok görüntülenen fotoğraflar